AR-GE ve İNOVASYON PROJELERİ

Türkiye'nin tüm bölgelerinde AR-GE ve inovasyon çalışmalarıyla rekabet gücümüzü artırıyoruz.

Gaziantep Teknoparkının Araştırma ve Teknolojik Altyapısının Geliştirilmesi Projesi

Gaziantep Teknopark'ın AR-GE ve Teknoloji Altyapısı "Rekabetçi Sektörler Programı" Altında Geliştiriliyor!

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uzun yıllardır teknolojiyi iyi kullanan, inovasyon (yenilik) kapasitesi güçlü KOBİ'lerin yaratılması, desteklenmesi ve sayılarının artması adına çok ciddi çalışmalar ortaya koyuyor. Araştırma ve geliştirmeyi (Ar-Ge) her yönüyle teşvik ediyor. Teknolojiye dayalı girişimciliği destekleyerek KOBİ'lerin ekosistem içinde daha güçlü bir aktör olmalarını sağlıyor.

2007'de kurulan Gaziantep Teknopark, ilin Ar-Ge'ye ilişkin potansiyelinin bir yansıması olsa da, Teknopark'ın daha etkin olması, girişimcilerin Ar-Ge ve teknolojiye ilişkin farkındalıklarının ve ilgilerinin artması iyi bir fiziki altyapının varlığını zorunlu kılıyor. Hem bu alt yapının tamamlanması, hem de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (BSTB) ve Gaziantep Teknoparkın kapasitesinin artırılması için Rekabetçi Sektörler Programı devreye giriyor.

Gaziantep Teknopark'ın AR-GE ve Teknoloji Alt Yapısı Kuvvetlendiriliyor

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen yaklaşık 7,8 milyon avroluk proje ile Gaziantep Teknopark'ın fiziki alt yapısı; Teknoloji Transfer Ofisi, 8 büyük laboratuvar, eğitimlerde kullanılacak 220 kişilik modern bir konferans merkezi ile 33 ofis alanının fiziki olarak genişletilmesi de dahil olmak üzere  3200 metrekarelik yeni alan inşası ile güçlendiriliyor.

Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) İle Kapasite Geliştiriliyor

TTO'lar özellikle üniversite – sanayi – yenilikçi girişimci işbirliğine destek olarak uluslararası piyasada rekabet edebilecek ürünlerin geliştirilmesine katkıda bulunuyor. Yenilikçi bir fikre ve potansiyele sahip olan gençler ve akademisyenlere yol gösteren, doğru kişilerle buluşturan, fikri haklar, marka tescili başta olmak üzere çeşitli konularda danışmanlık veren TTO, girişimlerin şirketleşmesine, ilerlemesine, KOBİ'lerin de büyümesine destek sağlıyor.

Gaziantep Teknopark içinde de yenilikçi girişimciler/KOBİ'ler ve üniversite arasında köprü olması için proje kapsamında Teknoloji Transfer Ofisi kuruluyor. Bu sayede nano teknoloji, mekatronik, sağlık ve tarım başta olmak üzere çeşitli sektörlerdeki girişimciler eğitiliyor. Ayrıca akredite bir nano teknoloji ve mekanik prototiplerin deneylerinin yapılacağı ortak kullanımlı laboratuvarlar kuruluyor. Projenin hedef grubunda Ar-Ge ve bilişim sektöründeki işletmelerin yanı sıra yeni mezun olan ve Gaziantep Teknopark içinde yer alabilecek potansiyel işletme sahipleri de var.

KOBİ'lerin mevcut Ar-Ge alt yapısının tespiti için 300 işletme ile anket yapılırken, proje boyunca 40'ın üzerinde eğitimden 700 işletme yararlanıyor.

KOBİ'lere birebir danışmanlık hizmeti de verecek olan bu ofis fikri mülkiyet hakkı, hibe başvurusu, iş planı, iş geliştirme gibi pek çok konuda yol gösterecek. Ofis,  Ar-Ge ve inovasyon kültürünü teşvik ederek KOBİ'lerin büyümesi, akademisyen ve öğrencilerin girişimci yönünün ortaya çıkarılıp desteklenmesi, finansal, teknik ve mesleki eğitimler yönünden de  çeşitli destek mekanizmalarını devreye sokuyor.

Yine proje ile birlikte Teknoparklar için hazırlanan el kitabının tematik Teknoloji Geliştirme Bölgelerine yol haritası olması bekleniyor.

DETAYLI BİLGİ:
+90 342 361 01 18
www.gaziantepteknopark.com.tr


Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezi Projesi

Kayseri Teknoloji Parkı Büyüyor

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı - Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü, Kayseri ve bölge illerine hizmet verecek Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezinin fiziksel altyapısının oluşturulması amacıyla Erciyes ve Bozok Üniversiteleri ile ortak bir proje için yola çıktı.

Yaratıcı ve Yenilikçi İş Fırsatları Doğuyor, Hedef ise Çıtayı Daha da Yükseltmek

Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı  tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programından yaklaşık 7.8 milyon Avro destek alan Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezi Projesi, bölgedeki KOBİ'ler, Ar-Ge şirketleri ve girişimciler için bulunmaz bir fırsat sunuyor. Proje kapsamında yenilikçi stratejilerini çizen firma ve girişimcilerin kurulacak Merkezden faydalanarak, sunulan teknolojinin desteğiyle kendi alanlarında ivme kazanmaları bekleniyor. Aynı zamanda istihdam imkanı da sunan teknoloji parkı, kendi işini kurmak isteyen  irişimcileri teşvik ederken, mevcut işini sürdüren KOBİ'lere de büyümeleri için destek sağlıyor.

3 aşamada tamamlanacak olan İnovasyon Merkezi Projesi 40 aylık bir zaman dilimini kapsıyor. Bu süre içerisinde;

Erciyes Teknoparkının alt ve üst yapıları oluşturuluyor: Teknopark için gerekli yapılar tamamlanıyor.

Bölgenin ihtiyaç duyduğu kapasite geliştiriliyor: Hedef grupların belirlenmesi, paydaş analizi ve pazar araştırması faaliyetleri yapılıyor.

Malzeme tedariki sağlanıyor: Eğitim laboratuvarları ve ofisler için gerekli tüm ekipman proje kapsamında tedarik ediliyor.

Proje kapsamında kurulan yeni merkezde fikir aşamasındaki projelerin yeşillenip geliştirildiği "Sera" bölümüyle, genç girişimcilere projelerini geliştirmek, test etmek ve pazara sunmaları için ihtiyaç duydukları destek veriliyor.

Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezi, son teknoloji ekipmanıyla kendini ve şirketini geliştirmeyi amaçlayan, hedefleri yüksek tüm girişimcileri ve KOBİ'leri bekliyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 352 224 81 12
www.erciyesteknopark.com


Girişimci İşgücünü Çevreleyen Fırat Gökkuşağı Projesi (FIRASET)

Elazığ'da Akademisyenler ve 5 Firma İle Başlayan Yolculuk Dev Bir Teknokent'e Dönüştü!

Doğu Anadolu'nun önemli illerinden biri olan Elazığ, 40 yılı aşkın süredir eğitim veren ve Türkiye'nin en iyi üniversiteleri arasında bulunan Fırat Üniversitesi ile birlikte çok genç olan nüfusunu yarınlara en iyi şekilde hazırlıyor. Potansiyeli yüksek, yeniliklerle iç içe yetişen gençlerin bölgede teknolojinin ve ekonominin gelişmesine katkıda bulunması beklenirken, batıya nitelikli beyin göçünün engellenememesi Elazığ'ın çözmesi gereken en önemli sorunlardan biri haline geldi. 

Sayısı binleri bulan akademisyenler ile onların yetiştirdikleri gençlerin bilgi ve becerilerini uygulamaya geçirip, teknoloji ile birleştirerek üretim yapmaları, kalıpları kırarak buluşlarını katma değere dönüştürmeleri kaçınılmaz oldu. Böylesi bir ortam önce Elazığlı bir iş adamının bağışladığı 280 metrekarelik bir prefabrik bina içinde sağlandı.

Çoğu kimsenin "hayal" olarak nitelendirdiği Fırat Teknokent,  akademisyenler ve öğrenciler tarafından kurulan 5 şirket ile başladı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde ise büyük bir atılım yaparak, bölgenin en önemli teknoparklarından biri oldu.

Hayal Gerçek Oldu: Girişimci İşgücünü Çevreleyen Fırat Gökkuşağı Projesi (FIRASET) Devrede

400 bin liralık sermaye ile başlayan Elazığ Fırat Teknokent, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen yaklaşık 7 milyon avroluk FIRASET projesi ile bir teknoloji üssüne dönüştü.

Proje ile 10 bin metrekare kapalı alana sahip ve tüm alt yapısı kullanıma hazır ikinci bir bina inşa edildi. 5 firma ile başlayan teknokent projesi şimdilerde 40'ı aşkın AR-GE firması ile çalışmalarına devam ediyor. Yazılım ve bilişim, elektronik, mekatronik, biyomedikal, enerji, gıda, nanoteknoloji, medya ve iletişim alanlarında çalışan firmalar teknoloji geliştirme bölgesi sayesinde üniversite ile bir araya geldi. Bu işbirliği sayesinde bilgi üniversiteden sanayiye transfer edilirken, teknolojik gelişimin yaratılması sayesinde Elazığ bölgesinin teknolojik ve ekonomik gelişimine katkı sağlandı. Proje kapsamında KOBİ'ler için girişimcilik, inovasyon, teknoloji, AR-GE gibi pek çok konuda eğitimler aldılar, seminerlere katıldılar ve bu hizmetler hiç hız kesmeden devam edecek. 

Proje kapsamında kurulan Teknoloji Transfer Ofisi (TTO),  KOBİ'lerin kurumsal gelişimde aktif rol oynuyor. Gerek finansal gerekse kurumsal sürdürülebilirlik adına destek veriyor. Girişimcilerin iş geliştirmesine odaklanan TTO, bu konuda şirketlere danışmanlık vererek ulusal ve uluslararası pazarlarda işlerini nasıl geliştirecekleri ve nasıl finanse edecekleri konularında da yol gösteriyor.

Fırat Teknokent bünyesinde açılan Türk Patent Enstitüsü Bilgi ve Doküman Birimi de firma sahipleri, akademisyenler ve girişimcilerin ürettiği ürün veya bilgiyle ilgili ihtiyaç duyabilecekleri marka, patent, faydalı model, endüstriyel tasarım, coğrafi işaretler, entegre devre belgeleri gibi konularda uzman kişilerden bilgi alabilmelerine olanak sağlıyor.

Teknoparkın içinde yer alan şirketler ise hem alt yapıdan yararlanıyorlar hem de cüzi bir kira ödeyerek çok daha hızlı ayakları üzerinde durabilecek hale geliyorlar. Teknoparkın sağladığı üretim desteği sayesinde ciddi avantajlara sahip olan bu işletmeler, çok kısa bir sürede katma değer sağlayacak hale geliyorlar ve AR-GE'den hiç kopmadan kendilerini yenilemeye devam ediyorlar. Teknokent'e ileri teknoloji, yenilik, yaratıcılık ve bilgiye dayanan faaliyetler esas olmak üzere, AR-GE ve yazılım geliştirme ağırlıklı çalışma yürüten kişi ve kuruluşlar başvurabiliyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 424 248 34 23
www.firatteknokent.com.tr


Rize Çay Araştırma Merkezi Projesi

Karadeniz Çayı Dünya Pazarına Çıkmak İçin Kolları Sıvadı

Çay, Türkiye'de ve dünyada sudan sonra en popüler içecek. Dünyadaki üretim sıralamasına bakıldığında ise Çin bir numarada yer alırken, Türkiye 77 bin hektarlık alanda yaptığı üretimle altıncı sırada yer alıyor. Ancak Türkiye bu üretiminin çoğunluğunu iç piyasaya sürüyor. Diğer bir deyişle Doğu Karadeniz Bölgesinin kilit sektörü olan çay, dünya pazarında beklenen noktada değil. Bu durum gerek Türkiye'nin gerekse bölgesel kalkınmanın önünde aşılması gereken önemli engellerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Amaç: Çay Sektörünün Rekabet Gücünü, Verimliliğini, Kalitesini Artırmak ve Dünya Pazarına Girmek

Türk çayının dünya pazarında söz sahibi olması yönünde atılacak öncelikli adımlar arasında; çay sektörünün rekabet gücü ve kalitesinin artırılması, bu konuda sürdürebilirliğin sağlanması ve sektördeki aktörler arası işbirliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi sayılabilir. İşte bu adımları harekete geçirecek olan proje, yine çayın başkenti olarak bilinen Rize'den geldi.

Çay İçin Yaklaşık 10 Milyon Avroluk Yatırım

Rize Ticaret ve Sanayi Odası ve Rize Ticaret Borsası, çay sektöründe karşılaştıkları sorunları ortadan kaldırmak, çay ve çay ürünlerinin kalite ve kontrolünü daha sağlıklı bir biçimde yapmak ve ürün geliştirme faaliyetlerine katkı sağlamak için çay işleme ve paketleme tesisi kuruyor.

Proje kapsamında kurulacak tesis tüm KOBİ'lerin ortak kullanımına açık olacak. "Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi" Projesi, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği ortak finansmanı çerçevesinde yaklaşık 10 Milyon Avro ile destekleniyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yer alan ve 36 ay sürecek olan proje, KOBİ'lere AR-GE ve inovasyon konularında önemli altyapı katkısı veriyor.

Kurulacak olan tesisler ve vereceği hizmetler arasındaysa şunlar yer alıyor:

1. Siyah, yeşil ve organik çay gibi farklı çay çeşitlerinin üretileceği fabrika,

2. Uygulamalı AR-GE Bölümü içinde, pilot üretim hattı, pilot fertilizasyon ve üretim tesisi, çay laboratuvarı ve çay plantasyon alanı tesisi,

3. Eğitim ve Danışmanlık Bölümü kapsamında, kalite kontrol ve iyileştirme birimi ve çay kütüphanesi,

4. Pazarlama ve Dış Ticaret Bölümü kapsamında paketleme ünitesi ve pazarlama, dış ticaret ünitesi.

Tescilli Rize Çayı

Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi, yeni teknoloji ve araştırma yöntemlerinin uygulanmasıyla KOBİ'lerin rekabet güçlerini özellikle kalite ve ürün standartları açısından artırıyor.

Merkez ile üretim maliyetleri düşürülürken verimliliğin de yükselmesi sağlanıyor. KOBİ'ler yeni üretim teknikleriyle çaylarını piyasaya hazırlıyor. Özellikle paketleme sistemine sahip olmayan çay üreticileri, çay paketleme tesisini kullanabiliyor.

Proje kapsamında ayrıca Rize çayının markalaşması için yurt içi ve yurtdışına tanıtımı da yapılıyor, KOBİ'lere pazara giriş aşamasında destek olacak danışmanlık ve eğitim hizmetleri veriliyor.

Çayın Dünya Pazarına Açılması İçin Yeni Tatlar da Devreye Giriyor

Kurulacak olan merkezde yapılacak araştırmalar ile dünya pazarlarında tüketicilerin talep ettiği farklı çay çeşitleri de tespit ediliyor. Bu talebe cevaben de yüksek teknoloji üretim teknikleri kullanılarak çay çeşitliliği artırılıyor ve Türk çayının yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda daha geniş yer edinmesinin önü açılıyor.

DETAYLI BİLGİ: 

+90 464 217 10 82
www.rizetso.org.tr


Samsun Uluslararası Akredite Metal Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarı Projesi

Türkiye'nin 3. büyük metal ölçüm ve analiz laboratuvarı Samsun'da kuruluyor

Orta Karadeniz bölgesinin stratejik konumuna sahip olan kenti Samsun, endüstriyel ve lojistik alt yapısı, tüm nakliye ağlarına kolay ulaşımı ve serbest ticaret bölgesinde bulunması ile Türkiye'nin önemli ihracat kapılarından biri. Bölgede yer alan Samsun dışındaki Çorum, Amasya ve Tokat illeri özellikle metal eşya ve makina imalat sektöründeki faaliyeteleriyle ön sıralarda yer alıyor. Örneğin medikal alet üretiminin en çok geliştiği kentlerin başında gelen Samsun'da 150'nin üzerinde  -sadece bu konuda uzmanlaşmış- işletme bulunuyor. Aynı şekilde bölgede otomobil yedek parçasından, diğer metal dökümlerine milyonlarca lira değerinde üretim gerçekleşiyor. Türkiye'de imal edilen metallerin %15'i yine Samsun'dan ihraç ediliyor.

Bölgede yaygın ağa sahip, kullanıma hazır bir sistemin bulunması aslında rekabet edebilme açısından yadsınamayacak bir avantaj. Ancak metal sanayinin olmazsa olmazı  uluslararası akreditasyon ve son teknolojiye sahip laboratuvarların eksikliği, bölgenin rekabetçi yapısına ciddi bir darbe vuruyor. Çeşitli test ve analizlerden geçmemiş metal ürünlerin pazarlanması, katma değerinin artması rekabetin bu kadar kuvvetli olduğu bir ortamda zorlaşıyor.

Metal imalat sektörünün bu kadar canlı olduğu bölgede ne yazık ki birkaç işletme hariç ihtiyaca karşılık verebilecek, metal, metroloji ve kalibrasyon laboratuvarı bulunmuyor. En basit bir ölçüm yapılması gerektiğinde, il dışından yardım bekleyen işletmeler ya ölçümü yapamadıkları için ceza alıyorlar ya da bu rekabetçi ortama dayanamayıp kepenk indiriyorlar.

Uluslararası akredite metal, metroloji ve kalibrasyon laboratuvarı yaklaşık 8 Milyon 300 Bin Avroluk yatırımla kuruluyor

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, bölgedeki durumu değiştirmek, metal sektöründe büyümek, sürdürülebilir başarıyı yakalamak isteyen işletmelerin ihtiyacı olan laboratuvara kavuşması için başta üniversiteler olmak üzere, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile yaptıkları karşılıklı görüşmeler sonunda bir proje geliştirdi. "Samsun Uluslararası Akredite Metal, Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarı" Projesi,

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde destekleniyor.

Proje kapsamında kurulacak olan uluslararası laboratuvar,  malzemelerin kimyasal ve mekanik analizleri, testleri ve gerekli ölçümleri yapılabilecek, belli konularda kalibrasyona gidilebilecek ve böylece malzeme yapısının araştırılacağı bir merkez olacak. Akredite edilecek bu laboratuvar iç pazardaki metal ürünlerinin kalite ve standartlarını belirleyerek ihracat yapılmasını kolaylaştıracak. Metal ve makina sektöründe üretim ve ihracat yapan KOBİ'lerin ihtiyaç duyduğu 1000'e yakın analiz, ölçüm, teste yanıt verirken, Ar-Ge destek hizmeti ve eğitimi de sağlayacak.

Özellikle kalibrasyon yani bir cihazın doğru ölçüm yapıp yapmadığının test edilmesi konusunda Gebze ve Ankara'dan sonra 3. büyük laboratuvar olma özelliğine sahip olacak bu laboratuvar ateş ölçerden, benzin pompasına, su ve elektrik sayaçlarından tansiyon aletlerine varıncaya dek çok geniş bir yelpaze üzerinden çalışacak. Mobil cihazlarla MR gibi yerinden kaldırılamayacak aletlerinin ölçümleri yerinde yapılırken, toz, nem, titreşim veya ısı, basınç, elektrik, hız ve kuvvet kalibrasyonları da yapılabilecek.

Bu sayede sektörde  çalışan KOBİ'ler imal ettikleri mallarını daha az maliyetle hem yurt içi hem de yurtdışına uluslararası laboratuvardan aldıkları sertifikalarla pazarlayabilecekler. Kanıtlanmış kalite ve standartlar ile rekabet edebilecekler, verimlilikleri artacak. Yeni ve ileri teknolojilerle üretim yapacaklar. Bölgenin ekonomik gücüne de katkı sağlayacaklar. Laboratuvarın sadece iç pazara değil, uluslararası sertifika vereceği için dış pazarlardaki işletmelere yönelik olarak da hizmet vermesi planlanıyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 362 432 36 26/171
www.samsuntso.org.tr


Gaziantep Bölgesel Endüstriyel Tasarım ve Modelleme Merkezi Projesi (GETAM)

Gaziantep'te KOBİ'lerin inovasyon kapasiteleri arttırılıyor! Endüstriyel Tasarım ve Modelleme Merkezi harekete geçiyor.

Türkiye'de üretim yapan işletmeler özellikle 80'li yıllardan 90'lı yılların başına kadar ürettiği malların maliyetini düşük tutabildiği için bunu satış fiyatlarına da yansıttı ve Avrupa pazarlarında bir yer edindi. Orta ve Uzak Doğu'dan daha da ucuza üretilen ürünler piyasalara girdiğinde de, Türkiye yine uygun fiyata daha kaliteli mal ürettiği için pazarlardaki yerini korudu. Ancak günümüz dünyasında, işletmelerin rekabet edebilme gücü artık sadece ürettikleri ürünlerin kaliteli ve uygun fiyatlı olmasına bağlı değil. Aynı zamanda iyi tasarlanmış, teknolojiyi yakalamış, kullanışlı malların satın alınabilir bedel karşılığında üretilmesi de gerekiyor. Diğer bir deyişle işletmenin inovasyon (yenilikçi) kapasitesi, rekabet edebilme gücünü de belirliyor. Geçtiğimiz 10 yılda Türkiye Patent Enstitüsüne yapılan başvurulara bakıldığında, Türkiye'de 30 şirketten sadece birinin endüstriyel tasarım için kaynak ayırabildiği görülüyor.

Aynı durum Gaziantep ili için de geçerli. Gaziantep Ticaret Odası, yaptığı araştırmaların sonucunda, işletmelerin inovasyon kapasitelerinin ya çok düşük olduğunu ya da hiç olmadığını görüyor. Yenilikçi kapasitenin oluşamamasının 3 ana sebebi olduğu belirleniyor: 1) Ürün tasarımı ve prototip üretimi için gerekli yeni teknolojiye dayanan altyapının olmaması, 2) taklit temelli ürün imalatı ve tasarımcıların sürece dahil edilmemesi, 3) tasarım konusunda danışmanlık hizmeti verecek bölgesel/yerel şirketlerin kısıtlı sayıda olması ve bu tür şirketlere talebin düşük olması. 

Yaklaşık 7 milyon 400 bin avroluk yatırım ile Gaziantep Endüstriyel Tasarım ve Modelleme Merkezi (GETAM) projesi hayata geçiriliyor.

Bölgenin inovasyon, endüstriyel tasarım, modelleme gibi sorunlarına çare olacak GETAM projesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Rekabetçi Sektörler Programı tarafından destekleniyor. Proje ile merkez öncelikli olarak Gaziantep'ten gelecek taleplere yanıt verecek olsa da Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Mardin, Osmaniye, Şanlıurfa'dan da talepleri kabul edecek. İlerleyen süreçte ise Kayseri, Malatya, Van ve Diyarbakır da merkezden yararlanabilecek.  Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen ve yaklaşık 7 milyon 400 bin avro bütçeli GETAM projesi kapsamında kurulan merkez ile başta deri, mücevher ve aksesuar, elektronik devreler üreten KOBİ'lere, çeşitli alanlarda destek hizmetleri sağlanıyor.

KOBİ'lerin endüstriyel tasarımları değerlendirilip danışmanlık ihtiyaçları belirlenerek, tasarım danışmanlığı almaları için aracılık hizmeti veriliyor;

KOBİ'lerin son teknolojiyi kullanarak tasarım, modelleme, üretim yapmalarına ve ürünlerini test etmelerine olanak sağlanıyor;

Yöresel motiflerin araştırılması ve arşivlenmesi desteklenerek kültürel motiflerin yeni ürünlere, modern tasarımlarla yansıtılması sağlanıyor; 

Endüstriyel tasarım alanındaki girişimciler tasarım kuluçka merkezi ile çalışma ortamına kavuşuyor.

KOSGEB Gaziantep Müdürlüğünün yürüttüğü, Endüstriyel Tasarım ve Modelleme Merkezi Projesinden yaklaşık 500 KOBİ'nin yararlanması ve destek alması bekleniyor. İşletmelerin inovatif kapasitelerini artırmak için eğitimler veriliyor, iş planlama ve potansiyel müşterilerle iş bağlantıları kurulması konusunda destek sağlanıyor. Ayrıca kuluçka merkezinden yararlanan işletmeler, birbirleriyle ortaklık kurmaları için teşvik ediliyor.

GETAM Projesi sonunda yeni ve yenilenmiş ürün tasarımları yaratılırken bu alandaki KOBİ'lerin aldıkları hizmet ve destekler yeni ürün tasarımlarını piyasaya sunmaları; örnek olacak bu çalışmalar ışığında Merkezin,  KOBİ'lerin endüstriyel tasarım fonksiyonunu içselleştirmesi ve tasarıma dayalı rekabet güçlerini artırma konusunda önemli bir yere sahip olması bekleniyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 342 230 10 61
www.getham.net


Pamuk Lifi Üretiminde Bölgesel Sınai İşbirliği Projesi

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Pamuk Lifi Üretiminde Çıtayı Yukarı Taşıyor! 

Türkiye, dünyadaki pamuk endüstrisi için önemli aktörlerin başında geliyor. Dünyadaki pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 80'i Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülke tarafından gerçekleştiriliyor. Uluslararası Pamuk İstişare Komitesi (ICAC) 2016 verilerine göre Türkiye, pamuk ekim alanı bakımından dünyada dokuzuncu, pamuk üretim miktarı yönünden yedinci, elde edilen lif pamuk verimi yönünden de ikinci sırada bulunuyor. 

Türkiye'de pamuğun yüzde 50'sinden fazlası Güneydoğu Anadolu bölgesinde üretiliyor. Pamuğun çekirdeğinden ayrıldığı ‘çırçır' işlemi ise daha çok Şanlıurfa ve Diyarbakır'da yapılıyor. Türkiye için hem istihdam hem de katma değer yönünden çok önemli olan pamuk üretimi ve işlenmesi ile ilgili her türlü olumsuzluk, tekstil sanayini de doğrudan etkiliyor. 

Pamuk üretimi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Olumsuzlukları ortadan kaldırmak adına Ekonomi Bakanlığının 2009 yılında tek balya sistemine geçiş için yayınladığı tebliğde, şeffaf ve bilimsel analiz sonucunda pamuk lifinde ulaşılması gereken standart kalite değerlerinin tutturulması, tekstil sektöründeki rekabetçiliğe katkı sağlaması açısından önemli bir gelişme olarak nitelendiriliyor.  

Ancak ne yazık ki, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki çırçırcılar bu tebliğin gereklerini yerine getirebilecek teknik yeterliliğe sahip değiller. Bölgede sayıları yaklaşık 250'yi bulan çırçırcılar henüz modern makinalar ve tekniklerle üretim yapmıyorlar. Pamuk liflerini de uygun olmayan koşullarda depoluyorlar. Bu da pamuk liflerinin kalitesinin, ürün satılıncaya kadar giderek düşmesine neden oluyor. Kalitesi kanıtlanamayan/garanti edilemeyen pamuk lifi ise satılamıyor. Örneğin, iplik üreticileri daha pahalı da olsa, kalite garantili ithal pamuk lifini almayı tercih ediyorlar.

Rekabetçi Sektörler Programı sorunları ortadan kaldırmak için yine devrede!

Tekstil sektöründeki rekabetçiliği koruyabilmek ve Güneydoğu Anadolu'daki pamuk üretimi konusundaki sorunları ortadan kaldırmak için Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında "Pamuk Lifi Üretiminde Bölgesel Sınai İşbirliği" projesi GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi tarafından geliştirildi. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen yaklaşık 6 milyon 700 bin avroluk proje ile Şanlıurfa ve Diyarbakır'daki çırçırcıların kalite standartlarını iyileştirmek için bir sistem kurularak işletmeler arasında işbirliğinin geliştirilmesi ön görülüyor. Bunun ekonomik açıdan uygulanabilmesi için de iş kümesi yaklaşımı benimseniyor.  

Proje nasıl bir sistem geliştiriyor?

Bölgede faaliyet gösteren çırçırcıların büyük çoğunluğu, Ekonomi Bakanlığının istediği şartları henüz yerine getiremiyor. Bunun için proje dahilinde, mobil örnekleme/etiketleme ve pamuk lifi laboratuvarı, alıcı ile satıcının doğrudan bağlantı kurabileceği güvenli bir web portalı kuruluyor.

Çırçır ve prese işletmeleri mevcut depolarını kendi imkânlarıyla iyileştirmeleri şartıyla Proje bünyesinde kurulacak bu sistemden yararlanabilecek ve GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezine akredite olmuş lif kalite analiz merkezini kullanabilecekler. Çırçır-prese işletmelerinde üretilen her balyadan numune alınması için numune alma setleri yerleştirilecek ve balyalar tek tek barkodlanacak. Böylece proje sayesinde tek balya sistemine de geçiş sağlanmış olacak.

Alınan numuneler laboratuvarlarda analiz edilip kalite özellikleri belirlendikten sonra ürün bilgileri web portalında yayımlanacak. İplik ve dokuma sanayinde faaliyet sürdüren işletmeler bu portal üzerinden istediği kalite ve miktardaki pamuk lifinin hangi tedarikçide olduğunu görerek sipariş verebilecek. Böylelikle taraflar arasındaki kalite ve fiyat anlaşmazlıkları bertaraf edilmiş olacak. Proje sırasında en az 50 işletmenin web portalına kaydolması ve kurulan sistemi kullanması hedefleniyor.

Proje ile çırçır üreticilerinin pazarlama ve ağ kurma becerilerinin iyileştirilmesi amaçlanırken, kurulacak olan sistemin Diyarbakır ve Şanlıurfa dışında tahmini olarak 300 çırçır işletmesine daha hizmet verecek kapasitede olması ve Batman ile Mardin başta olmak üzere, uzun vadede bölgesel kalkınmaya katkı sağlanması bekleniyor.

DETAYLI BİLGİ:
+90 412 326 13 23
www.gapcotton.org


FİNANSA ERİŞİM PROJELERİ

KOBİ'lerin ihtiyaç duyduğu mali desteğe daha kolay erişmelerine imkan tanıyan projeler hayata geçiriyoruz.

Büyüyen Anadolu'ya Kredi Kolaylıkları Projesi (BAKK)

Büyüyen Anadolu Kredi Kolaylıkları (BAKK) Projesi 1 milyar Avro tutarında kredi hacmi oluşturuyor

Türkiye ekonomisinin gelişerek daha ileri gidebilmesi için üzerinde en çok konuşulan ve çözüm aranan konuların başında bölgesel gelişmişlik düzeyleri arasındaki makasın nasıl kapatılacağı geliyor. Kişi başına düşen milli geliri Türkiye ortalamasının %75'inden az olan illerde faaliyet gösteren KOBİ'ler ve mikro işletmelerin Türkiye'nin bu yönüne katkıda bulunabilmek için rekabet güçlerini artırmaları gerekiyor. Bunu yapabilmenin yollarından biri de ihtiyaç duydukları finansmanın erişimine kolayca ulaşabilmelerinden geçiyor.

Bu problemi ortadan kaldırmak için Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği'nin finansal desteği ile yüzlerce proje gerçekleştiriliyor. İşte bunlardan biri de hedef bölgedeki 43 ilde[1]  çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren mikro işletmeler ve KOBİ'ler için oluşturuldu.

Büyüyen Anadolu'ya Kredi Kolaylıkları (BAKK) Projesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji  Bakanlığı'nın Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde Avrupa Yatırım Bankası Grubu ile yakın işbirliği içinde geliştirildi ve Rekabetçi Sektörler Programına Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından sunuldu. BAKK Projesi, Bakanlıklar adına alanında uzman kuruluş olan Avrupa Yatırım Fonu (EIF) tarafından yürütülüyor. Proje, Avrupa Yatırım Bankası'nın kredi desteği ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ile belirlenmiş aracı yerli bankaların işbirliği çerçevesinde uygulanıyor.

Mikro İşletmelere ve KOBİ'lere Avantajlı Kredi Kolaylığı

BAKK Projesi bir yandan ekonomik gelişmişliğe, diğer yandan da bölgeler arası gelişmişlik farkının giderilmesine etkin katkı sağlıyor. Proje kapsamındaki kredi desteği işletmelere, proje sürecinde anlaşma sağlanan aracı bankalar tarafından sağlanıyor.

BAKK Projesi ile mikro işletmeler ve KOBİ'ler aracı bankalar yoluyla sağlanan kredilerle, daha uzun vade, daha düşük teminat veya faiz oranı indirimi gibi avantajlardan faydalanabiliyor.

BAKK Projesi hem mikro işletmeleri hem de KOBİ'leri desteklemek üzere 3 ana başlıkta tasarlandı:

1. Mikro krediler için garanti: Mikro işletmelere mikro krediler için KGF garanti sağlarken, Rekabetçi Sektörler Programı, EIF aracılığıyla KGF'ye 13,5 milyon Avro kontr-garanti desteği sağlıyor. Böylelikle bölgelerde faaliyet gösteren mikro işletmelerin, işletme ve yatırım sermayesi ihtiyaçları için yapacakları kredi başvurularına KGF garantisi ile kolaylık sağlanıyor.

2. KOBİ'ler için garanti: KOBİ'ler için ise Rekabetçi Sektörler Programından sağlanan ve EIF kanalıyla aracı bankalara ayrılan 40,5 milyon Avro garanti ile bölgelerde faaliyet gösteren KOBİ'lerin işletme ve yatırım sermayesi ihtiyaçları için yapacakları kredi başvurularında kolaylık sağlanıyor.

3. Kapasite artırma ve tanıtım: BAKK Projesinin uygulamasında görev alacak olan paydaşların gerekli beceri ve yetkinliklerinin başka bir deyimle kurumsal kapasitelerinin artırılması ve projenin tanıtımı yapılıyor.

Toplam Bütçesi 61,4 milyon Avro olan BAKK projesi ile  9.000 işletme ve KOBİ'nin faydalanabileceği 1 milyar Avro tutarında kredi hacminin yaratılması hedefleniyor.

Hangi İşletmeler Yararlanabiliyor?

BAKK Projesinin kredi kolaylıklarından 10 kişiden az çalışanı ve yıllık 2 milyon Avrodan az cirosu olan mikro işletmeler ile 250 kişiden az çalışanı, yıllık 50 milyon Avrodan az cirosu veya toplam varlığı 43 milyon Avronun altında olan KOBİ'ler yararlanabiliyor.

BAKK Projesinin sunduğu imkanlardan yararlanmak isteyen mikro işletmeler ve/veya KOBİ'lerin bahsi geçen 43 ilde faaliyette bulunması veya kurulacak olması gerekiyor. Bununla birlikte, halen bu illerin dışında faaliyetlerini yürüten ancak hedef bölgede yatırım yapmak isteyen mikro işletme ve KOBİ'ler de BAKK'ın sunduğu fırsatlardan yararlanabiliyor.

BAKK'ın kredi kolaylıklarından yararlanmak isteyen mikro işletmeler, yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçları için KGF'nin anlaşmalı olduğu ve  bu garantiyi sağlayan bankalara başvurabiliyor. Mikro işletmeler yatırım ve işletme sermayesi kredileri için 25.000 Avroya, KOBİ'ler ise işletme sermayesi kredisi için 500.000 Avroya, yatırım kredisi için 1 milyon Avroya kadar talepte bulunabiliyorlar.


[1] Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli, Van, Muş, Bitlis, Hakkari, Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri, Sivas, Yozgat, Kastamonu, Çankırı, Sinop, Samsun, Tokat, Çorum, Amasya, Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane

DETAYLI BİLGİ: 
+90 312 201 68 78
http://icticaret.gtb.gov.tr


Gelişen 43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu

Türkiye'nin ilk bölgesel girişim sermaye fonu Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde kuruldu

Türkiye'de orta ve küçük ölçekli işletmeler finansman ihtiyaçları için geleneksel olarak bankaların kredi kaynaklarına başvuruyor. Farklı bir finansman aracı olan  girişim (risk) sermayesi daha çok İstanbul ve çevresindeki şirketlerin faydalanabildikleri bir finansman kaynağı olma özelliğini taşıyor. Rekabetçi Sektörler Programı sayesinde kurulan girişim sermayesi fonu Türkiye'nin gelişmekte olan bölgelerinde faaliyet gösteren. özellikle iyi bir fikre sahip olan, gelişmek, yeni teknoloji getirmek isteyen ve büyüme potansiyeli olan KOBİ'lerin gerekli sermayeye ulaşmaları açısından önem arz etmektedir

Girişim Sermayesi Nedir?

Girişim sermayesi, profesyonel bir fon yönetim şirketi aracılığı ile yüksek büyüme potansiyeli olan firmalara yatırım yaparak getiri elde etmeyi amaçlayan yatırımcıların kullandığı kollektif bir yatırım aracıdır. Uluslararası kabul gören en iyi uygulamalarda, her bir girişim sermayesi fonu süreli ("kapalı uçlu") olarak kurulur. Yatırımcıların katılım sırasında kabul ettiği faaliyet süresi sonunda kurulan girişim sermayesi fonu tasfiye edilir. Bu özelliği ile her bir girişim sermayesi fonu, kuruluş aşamasında hedef pazarda öngörülen fırsata odaklı yeni bir girişimdir.[1]

KOBİ'ler için sermaye desteği

Yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere yapılan yatırımı ifade eden girişim sermayesi ile ilgili bir proje, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde Avrupa Yatırım Fonu ile birlikte geliştirildi. G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu Projesi adıyla 16 Milyon 300 Bin Avroluk bütçe ile hayata geçirildi. Rekabetçi Sektörler Programına Küçük ve Orta İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından sunulan proje, Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından destekleniyor.

İstanbul Risk Sermayesi Girişimi tarafından da desteklenen ve Avrupa Yatırım Fonu'nun tecrübesi ile hayata geçirilen bu projeyle  yatırımın en az yüzde 50'sinin GAP Bölgesine, diğer yüzde 50'sinin de  kişi başına düşen gelirin ulusal ortalamanın yüzde 75'in altına düştüğü bölgelere yapılması amaçlanıyor. Böylece Rekabetçi Sektörler Programının hedef bölgesinde yer alan 43 ildeki başarılı girişimciler bu amaçla kurulan G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu ile destekleniyor.

Girişim Sermaye Fonundan yararlanabilecek 43 il:
1. GAP Bölgesi: Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak.

2. Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli, Van, Muş, Bitlis, Hakkari, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri, Sivas, Yozgat, Kastamonu, Çankırı, Sinop, Samsun, Tokat, Çorum, Amasya, Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane.

Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ekonomik kalkınmanın hızlandırılması için KOBİ'lerin finansmana erişiminin önündeki engellerin kaldırılması öncelikli konulardan birini oluşturuyor. Rekabetçi Sektörler Programı adına Projeyi yöneten Avrupa Yatırım Fonu, Proje fonunun KOBİ'lere aktarılmasını ‘finansal aracılar'  üzerinden sağlıyor. G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonunun kurulması ve yönetilmesi için bağımsız bir fon yöneticisi yetkilendirildi. The Abraaj Group tarafından bağımsız olarak yönetilen 20 milyon Avroluk fonun[2]  bu bölgede 8-12 işletmeye yatırım yapması bekleniyor. Bu yatırımların hayata geçmesi ise bölge ekonomisinin kalkınmasına katkıda bulunulması anlamına geliyor.

Proje çerçevesinde fon yöneticileri KOBİ'lere sadece sermaye sağlamakla kalmayacaklar. Aktif ortak olarak yatırım yaptıkları işletmelerin rekabet ortamında daha çok büyüyebilmeleri için daha profesyonel yönetim süreçleri kazanmalarından, uluslararası iş bağlantılarına kadar geniş bir yelpazede değer yaratacaklar.

2017 yılının sonuna kadar yürütülecek olan proje çerçevesinde  G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonundan yararlanmanın iki önemli kriteri var:

Şirketlerin çalışan sayısının 250'den az ve cirosunun 50 milyon avrodan düşük olması veya bilanço büyüklüğünün 43 milyon avrodan az olması,

Kişi başına geliri Türkiye ortalamasının yüzde 75'inin altında olan 43 ilde yerleşik veya faaliyet gösteriyor olması gerekiyor.

Bu geniş kriterlere uyan KOBİ'leri inceleyen bağımsız fon yöneticisi yüksek büyüme potansiyeli arz eden firmalara odaklanıyor. Yatırım kararını detaylı ticari, finansal ve hukuki analizler sonucunda alıyor.


[1] GİRİŞİM SERMAYESİ:TÜRKİYE İÇİN ÇIKARIMLAR VE ÖNERİLER, TTGV, Ankara 2012

[2] G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu RSP'nin 14 milyon Avro, IVCI'nin 2 milyon Avro ve Bağımsız fon yöneticisinin sağladığı 4 milyon Avro ile toplam 20 milyon Avro'dur.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 312 595 26 94
www.kosgeb.gov.tr


Teknoloji Transferini Hızlandırma Fonu Projesi

Teknolojiyle Avrupa Yolunda

Sadece günlük yaşam ve iş dünyasının vazgeçilmez bir parçası olmakla kalmayıp, günümüzde iletişimden finansa, lojistikten eğitime her işin temelinde yer alan teknolojinin arka planında bu alan için ayrılmış kaynaklar, uzmanlıklar ve harcanan uzun zamanlar bulunuyor. Ülkelerin ve insanların yaşam standartlarının, teknolojinin üretim ve tüketim hızına bağlı olması, bu alanda yapılan çalışmaların önemini kanıtlıyor.

Türkiye'de teknoloji üretim çalışmalarını hızlandırmayı hedefleyen üniversiteler, araştırma ve geliştirme şirketleri, teknoloji transfer ofisleri ve sivil toplum örgütleri gereken bütçeyi bulmakta sıkıntı yaşayabiliyor. Öte yandan birçok yenilikçi proje yatırımcı bulamadığı için piyasaya ulaşamayabiliyor. Teknoloji alanında gelişemeyen sektörlerse hem Türkiye hem de Dünya piyasalarında rekabet gücünü yitiriyor.

Teknoloji Üretimine Avrupa Birliği İvmesi

Nihai yararlanıcısı TÜBİTAK olan ve Avrupa Yatırım Fonu tarafından yürütülecek Teknoloji Transferini Hızlandırma Fonu Projesi, Türkiye'de teknoloji transferini ve Ar-Ge'nin ticarileştirilmesini üst seviyelere çıkarmayı hedefliyor. Proje, Türkiye'nin teknoloji, yenilik ve teknolojinin ticarileştirilmesi odaklı ilk risk sermayesi fonu olmasıyla da dikkat çekiyor. Teknoloji Transferi Hızlandırma Fonu üniversitelerde Ar-Ge merkezlerinde, teknoloji geliştirme bölgelerinde ve teknoloji transfer ofislerinde araştırma ve geliştirme faaliyetleri sonucu ortaya çıkan fikirlerin ticarileştirilmesini sağlamak için kullanılıyor.

Avrupa Birliği ve Türkiye katkısı ile 50.5 milyon Avroluk bir fon oluşturacak olan Proje, geliştirilen ileri teknolojinin en hızlı şekilde diğer sektörlerde kullanılır hale gelmesini sağlayacak. Avrupa Birliği öncülüğünde Türkiye'de ilk defa bu büyüklükte bir fon ile desteklenecek olan akademisyenler, araştırmacılar, teknoloji üreticileri ve girişimcileri çalışmalarına yatırımcı aramayla zaman kaybetmeden, Avrupa standartlarında üretime geçebilecek.

Her Bölgeye Ulaşan Yatırım

Türkiye'de tekno-girişimciliği yaygınlaştırmayı da hedefleyen Proje kapsamında oluşturulan fon ile en az 50 yenilikçi proje fikrine yatırım yapılabilecek. 41 aylık bir süreci kapsayan ve her adımda şeffaf ve adil değerlendirmeyi ilke edinen Teknoloji Transferini Hızlandırma Fonu Projesi, tüm Türkiye'den başvurulara açık. Öncelikli olarak gelir seviyesi Türkiye ortalamasının altında olan bölgelerde yoğunlaşarak yatırım gerektiren ileri teknoloji çalışmalara destek sağlayacak Proje, bağımsız fon yöneticileri tarafından yürütülecek.

Teknoloji İçin AB-Türkiye-Özel Sektör İşbirliği

Proje, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çatısı altında hayata geçiriliyor. Bölgeler arasındaki rekabet gücü farklılıklarını azaltmayı amaçlayan Rekabetçi Sektörler Programı teknoloji üreten kurumlar ve özel sektör kuruluşlarını birbirine bağlayan bir köprü oluyor. Üretim ve transfer alanında hızlanan ileri teknoloji ile sürdürülebilir bir ticari gelişimi başlatacak olan Proje teknoloji üreten kurumları ve teknolojiyi satın alan şirketleri bir arada kalkındırıyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 312 468 53 00
www.tubitak.gov.tr


İŞ GELİŞTİRME MERKEZİ PROJELERİ

Girişimcilerin işe başlama süreçlerinin desteklendiği Iş Geliştirme Merkezlerinin çoğalmasına katkıda bulunuyoruz.

3 Yeni İŞGEM ve İŞGEM Ağı Kurma Projesi (2. Safha)

Kastamonu, Malatya ve Tokat'ta kurulan iş geliştirme merkezleri yeni girişimcileri bekliyor!

Yeni girişimcilere destek vermek, doğru modellerle önlerini açmak, girişimcilik kültürünü oluşturmak ve yerleştirmek için Türkiye'nin pek çok ilinde iş geliştirme merkezleri (İŞGEM) kuruluyor. Kuluçka merkezleri olarak da bilinen bu sistem sayesinde, yeni kurulan işletmeler kritik kurulum aşamasında önlerine çıkabilecek problemlere karşı hem destekleniyor hem de korunarak büyütülüyor. Böylece genç işletmeler finansal olarak ayakları üzerinde durana kadar eğitim, danışmanlık, ofis yeri gibi çok çeşitli hizmetlerden yararlanabiliyorlar. Yaklaşık üç yıl süresince iş geliştirme merkezlerinden yararlanan işletmeler, yeterli olgunluğa eriştiklerinde yeni gelenlere yer açarak merkezden ayrılıyorlar.

Küçük Ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), İŞGEM'leri 1990'ların başından bu yana destekliyor. Bu önemli desteğin bir ayağını da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Rekabetçi Sektörler Programı oluşturuyor. Bölgesel gelişmenin sağlanması için, Program kapsamında 10 ilde İŞGEM projesi hayata geçiyor. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen yaklaşık 10 milyon avroluk "Seçili Yörelerde 3 Yeni İŞGEM Kurulması ve Türkiye'deki İŞGEM'ler Arasında Bir Ağ Oluşturulması" projesiyle, Kastamonu, Malatya ve Tokat'ta iş geliştirme merkezleri (İŞGEM'ler) kuruldu.

İŞGEM'ler aracılığıyla istihdamın arttırılması, girişimcilik konusunda farkındalık yaratılması, özellikle girişimciliğin zayıf olduğu bölgelerde olumsuz öngörülerin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.

Çok sayıda çalışma alanı, eğitim/seminer, bilgisayar ve toplantı odalarına sahip olan İŞGEM'ler, projenin ikinci aşamasında yerel kullanıcılarıyla buluştu. Proje çerçevesinde her üç merkezin kapasiteleri kuvvetlendirilirken, girişimcilere eğitimler verildi. Ayrıca bu merkezler için, iş planı ve programı hazırlandı. Her bir merkezde yaklaşık 40 kişilik istihdam yaratılırken, proje sonunda kadar kuluçka merkezleri yüzde 50 doluluk oranı ile hayata geçti. Diğer proje sonuçları ise şöyle:

Malatya'da 30, Tokat'ta 20 ve Kastamonu'da bölgeden veya diğer illerden 15 kişi eğitimci ve danışman olarak eğitildi ve iş geliştirme ve danışmanlık hizmeti vermeye başladı.

Malatya'da  170, Tokat'ta 120 ve Kastamonu'da 100 kişiye girişimcilik eğitimi verildi. Girişimcilik eğitimine katılanların en az yüzde 10'unun bir yıl içinde kendi işlerini kurmaları bekleniyor.

Her üç ilde 15 iş sahibi desteklendi, bunlardan en az 13 tanesi yeni iş kurdu.

Farkındalık yaratmak için çeşitli faaliyetler gerçekleştirildi.

Proje ile aynı zamanda, Türkiye'deki İŞGEM'ler arasında bir ağ oluşturuldu. Ağ ile 2008'de faaliyete başlayan Ulusal İŞGEM Derneğinin kuvvetlendirilerek geliştirilmesi,  kapasitesinin artırılması, ulusal ve uluslararası konferanslar düzenlenmesi, dernek için bir web portalının kurulması gibi önemli adımlar atıldı. Girişimcilik mekanizmaları desteklenirken, Türkiye'de hem yeni kurulacak olan hem de daha önce kurulmuş olan iş merkezleri arasında güçlü işbirliklerinin teşvik edilmesine de katkı sağlanmış oldu.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 312 595 2862
www.kosgeb.gov.tr


Van İŞGEM Büyüyor Projesi

Yeni İş Fikirlerine Yeni Destekler

Van, coğrafi konumu nedeniyle ekonomik ve sosyal açıdan bölgenin cazibe merkezi olan bir kent. Ancak hem yapısal hem de gelişmiş iş gücü yetersizliği sebebiyle sanayi alanında yatırıma ihtiyaç duyuyor. Bu amaçla 2005 yılında kurulan Van İŞGEM, kamuoyundan aldığı destek ve elde ettiği başarı doğrultusunda bölgeye daha fazla katkı sağlamak üzere sınırlarını genişletiyor. Tesis olarak büyüyecek Merkezin sağlayacağı destek ve imkanlarla yeni iş fikirlerinin hayata geçmesi ve farklı yatırım alanlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlanıyor.

Sanayi Sektörü En Büyük İhtiyacına Kavuşuyor

Van Sanayici ve İşadamları Derneği ile Van Ticaret Borsası ortaklığında gerçekleştirilen Van İŞGEM Büyüyor Projesi öncelikli olarak kentte sanayi alanında iş ortamının iyileştirilmesini ve sanayi altyapısının geliştirilmesini amaçlıyor. Sadece altyapı çalışmalarıyla sınırlı kalmayarak sürdürülebilir bir gelişmeye de imza atmak isteyen Proje ortakları, merkezde düzenlenecek eğitim ve danışmanlık faaliyetleri aracılığıyla bölgede daha kalifiye çalışanlara sahip, profesyoneller tarafından yönetilen üretken işletmeler kurulmasına da öncülük etmeyi hedefliyor.

30 ay sürecek olan Proje kapsamında gerçekleştirilecek altyapı faaliyetleri arasında ek İŞGEM binalarının kurulması, gerekli ekipman ve ofis malzemelerinin alınması yer alıyor. Yeni kurulacak bu işlikler aracılığıyla kentte üretimin çoğalması, girişimciliğin teşvik edilmesi ve ortaya çıkacak yeni iş imkanlarıyla işsizliğin azaltılması da Projenin hedeflenen sürdürülebilir sonuçları arasında dikkat çekiyor. Proje ile ayrıca girişimcilere iş planı hazırlama, piyasayı tanıma ve işletme stratejilerini kurgulama gibi alanlarda danışmanlık hizmeti verilmesi planlanıyor. Bu faaliyetler doğrultusunda üretim kaliteleri artan ve kapasiteleri gelişen işletmelerin piyasalarda daha rekabetçi bir konuma taşınması hedefleniyor.

Kimler Faydalanabilir?

Proje Van, Muş, Bitlis ve Hakkari'de bulunan girişimciler ile KOBİ'ler desteklemeyi amaçlıyor. Yeni bir iş kuracak olan girişimcilere danışmanlık hizmeti verilirken mevcut işletmelere ise çalışmalarını daha profesyonel bir şekilde yürütmelerine ve rekabet güçlerini arttırmalarına katkıda bulunacak ortam ve eğitimler sağlanıyor. Yapılan teşvikler aracılığıyla proje kapsamında yer alan illerde girişimcilik yaygınlaştırılıyor, kendi işini kurmak isteyenlere de daha gelişmiş ve sürdürülebilir çalışma ortamları sunuluyor.

Van İŞGEM Büyüyor Projesi, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programından yaklaşık 9 milyon Avro mali destek alıyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 432 217 31 91
www.vanisgem.com.tr


Osmaniye İş Geliştirme Merkezi Projesi

Osmaniye İŞGEM ile Bölgesel Rekabet Gücü Artırıyor

Akdeniz Bölgesi'nin doğusunda yer alan Osmaniye, tarihin en eski dönemlerinden beri yerleşim yeri vasfını korumuş ve birçok medeniyetin etkisi altında kalmış, önemli oranda tarihi ve kültürel eserlerin bulunduğu bir bölgede yer almakta. Ekonomisi çoğunlukla tarıma dayalı olan ilde ticaret ve imalat öne çıkan sektörler arasında yer alıyor.

Osmaniye, son on yıl içerisinde endüstriyel faaliyetleri ve ulaşım altyapısı ile ivme kazanmış olsa da potansiyeline tam olarak ulaşamıyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri girişimcilik altyapısının zayıf olması ve girişimcilerin en kırılgan oldukları "iş kurma aşamasında" yeterli desteği alamamaları.

İŞGEM ile gelen fırsatlar

Osmaniye'nin girişimcilik altyapısını iyileştirmek, yeni iş kuran girişimcileri desteklemek ve bölgesel rekabet edebilirlik gücünü artırmak üzere "Osmaniye İş Geliştirme Merkezi Projesi" 8,3 milyon avro bütçe ile hayata geçirildi. 

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen proje ile otuz sekiz işliğin bulunacağı bir ortak kullanım tesisi kuruluyor. Kurulan tesisten aynı zamanda Osmaniye'nin komşu illeri olan Hatay ve Kahramanmaraş'tan girişimciler de faydalanabiliyor.  

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca uygulanan Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde Osmaniye Valiliği tarafından yürütülen proje ile ortak kullanım tesisi içerisinde yer alacak bilgisayar merkezi, müşteri toplantı odası, sergi odası ve çok amaçlı konferans salonu da işletmelerin ortak kullanımına açık olacak.

Gelişen kurumsal kapasite ile gelişen girişimciler

Osmaniye ve komşu illerindeki girişimcilere uygun işlikler sağlayacak olan ortak kullanım tesisinin yanı sıra proje kapsamında İŞGEM'de kapasite oluşturma faaliyetleri yürütülecek. KOBİ'lere yönelik eğitimler ve danışmanlık hizmetleri ile işletmeler piyasada daha güçlü bir konuma erişebilecekler. Bunun bir sonucu olarak zaman içerisinde daha fazla girişimci İŞGEM çatısı altında yer almak isteyecek.   

İŞGEM'in sürdürülebilirliğini sağlamak için proje kapsamında iş planı ve işletme el kılavuzları hazırlanacak. Hazırlanan iş planı ve işletme kılavuzları doğrultusunda adil ve şeffaf bir süreç takip edilerek seçilecek kiracıların %5'ini kadın ve genç girişimciler oluşturması amaçlanıyor. Hazırlanacak eğitim, akıl hocalığı ve danışmanlık programları ile kiracıların iş planları iyileştirilirken ve Proje süresince iş geliştirme merkezleri (kuluçkalar), girişimcilik ve KOBİ destekleri konularında, Osmaniye, Hatay ve Kahramanmaraş'ta düzenlenecek seminerlerle bölgede girişimcilerinin kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

Proje sonunda girişimciler; ürün pazarlama konusunda daha etkin olacak, üretim ve işletme becerileri kazanacak, ihtiyaç duyduklarını danışmanlık hizmetlerini sorunsuz olarak alabilecekler ve bölge rekabet gücüne güç katacak.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 328 825 07 07/2525-2544
www.osmaniyeisgem.com


Sorgun İş Geliştirme Merkezi Projesi

Sorgun İŞGEM ile Ekonomiye Katma Değer

Orta Anadolu bölgesinde Yozgat'a bağlı Sorgun; küçük sanayi sitelerinin yanı sıra şeker fabrikası, Yeni Çeltek kömür işletmesi ve sağlık, ticaret, çeşitli gıda ve metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı ile bir ticaret merkezi niteliğindedir. Genç bir nüfusa sahip ilçede sosyal faaliyetler, Kaymakamlık ve Belediye öncülüğünde STK'lar tarafından yapılmakta. Sorgun'da girişimcilik seviyesi yüksek olmasına rağmen küçük ölçekli işletmelerin kurulmasını kolaylaştıracak iş altyapısının yeterince güçlü olmaması, sermaye bulmada yaşanan zorluklar gibi nedenlerden dolayı bölge ekonomisine yeterli ekonomik katma değer sağlanamıyor ve organize sanayi temeli oluşamıyor. Yozgat'ta bulunan İŞGEM ise tamamen dolu olduğundan ilçedeki girişimciler bu merkezden faydalanamıyor.

Sorgun İŞGEM ile gelen destek

Girişimcilerin iş kurmalarını kolaylaştırmak, özellikle kuluçka dönemlerinde destek olmak üzere yaklaşık 4 milyon avro bütçe ile "Sorgun İş Geliştirme Projesi" geliştirildi ve hayata geçirildi.

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen proje ile farklı boyutlarda otuz dört işliğin bulunacağı bir ortak kullanım tesisi kuruluyor. Tesisten Sorgun ve Yozgat'taki girişimciler faydalanacak.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca uygulanan Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde Sorgun Belediyesi tarafından yürütülen projeden tekstil ve giyim, mobilya, gıda sanayileri ile kimyasal ve metal sektörlerinde girişimcilerin faydalanması öngörülüyor.

Kurumsal kapasite çalışmaları

Proje ile en önemli sorunlardan biri olan potansiyel girişimcilerin iş kurma aşamasında yaşadıkları sorunları ortadan kaldırmak üzere ortak kullanım tesisi kuruluyor,  İŞGEM'in hizmet altyapısı ve girişimcilerin teknik kapasitelerini güçlendirecek faaliyetler yürütülüyor.

Güçlü bir kurumsal altyapı için İŞGEM iş planları ve işletme el kitapları hazırlanacak. Yapılacak eğitim analizi sonucuna göre İŞGEM personeline mesleki gelişme planı ve kapasite geliştirme hizmetleri sunulacak.. Proje kapsamında İŞGEM kiracılarına iş planları hazırlanacak ve iş geliştirme hizmeti verilecek. Sorgun ve Yozgat'ta verilecek seminerle girişimciler iş geliştirme merkezleri (kuluçkalar), girişimcilik ve KOBİ destekleri hakkında bilgilendirilecekler.Tüm bu faaliyetlerle Sorgun İŞGEM'in proje sonrasında da etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak amaçlanıyor. Ayrıca kadın, genç ve engelli girişimcilerin İŞGEM'de yer alması teşvik ediliyor. Şeffaf ve adil bir süreçle seçilecek kiracıların %10'unun kadın, genç ve engelli girişimcilerden oluşması bekleniyor.

Sorgun İŞGEM projesi ile bölgede ekonomik canlılığın artması, ayrıca İŞGEM bünyesinde faaliyet gösteren işletmelerin gelişimi ve getireceği yeniliklerin yerel işletmelerin gelişimine fayda sağlaması hedefleniyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 354 415 12 36
www.sorgun.bel.tr


Elazığ İş Geliştirme Merkezinin Genişletilmesi Projesi 

Elâzığ İŞGEM büyüyor!

Elâzığ ilinin tarihi, bugün sınırları içinde kalan ve "Taşkale" anlamına gelen Harput'un tarihi ile başlar. Elâzığ; doğal, tarihi arkeolojik değerlere, zengin bir folklore ve kültürel varlıklara sahip olup ekonomisi sanayi, tarım ve ticarete dayanıyor. Verimli ovalarında birçok tarımsal ürün üretiliyor, geniş mera ve çayırlarında kanatlı hayvan ile büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılıyor.

Elazığ'ın sahip olduğu bu potansiyelleri değerlendirmek üzere 2007 yılında kurulan Elâzığ İŞGEM'in mevcut işliklerinin tamamı aynı yıl çerisinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren girişimciler ve işletmeler tarafından kiralandı.

Bir yıl içerisinde tüm işliklerin kiralanması, sonrasında kapasitesinin çok üzerinde başvuru alması ve girişimcilik programına katılan birçok yeni kurulan işletmenin de İŞGEM'de yer almak istemesi Elâzığ İŞGEM'in genişletilmesi ihtiyacını doğurdu.

Yeni İŞGEM yeni fırsatlar

Ortaya çıkan ihtiyacın karşılanması, Elazığ'ın var olan üretim potansiyelini bölgesel rekabet edebilirlik noktasında daha güçlü bir konuma getirmek üzere "Elâzığ İş Geliştirme Merkezinin Genişletilmesi Projesi" 9,5 milyon avro bütçe ile hayata geçirildi.

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen proje ile otuz beş işliğin bulunacağı ek bir ortak kullanım tesisi kuruluyor. İlk İŞGEM'den farklı bir alanda kurulacak olan yeni tesis daha çok gıda sektörüne – tarımsal ve hayvansal ürünlerin taze olarak işlenmesine, paketlenmesine ve standardizasyonuna – yönelik olacak. Yeni İŞGEM'de işliklerin ölçüleri de mevcut İŞGEM'in yönetiminden ve başvuranların ihtiyaçlarından elde edilen tecrübeye göre belirleniyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde Elâzığ İl Özel İdaresi tarafından yürütülen proje ile idari tesisin yanı sıra işletmelerin ortak kullanımına açık toplantı odaları, sergi odası, bilgi ve iletişim teknolojileri merkezi, çok amaçlı konferans salonu ile soğuk hava deposu da tesis edilecek. 

Kurumsal Kapasite iyileştiriliyor

Proje kapsamında Elazığ İŞGEM'in kurumsal kapasitesi arttırılırken, hem mevcut hem de yeni kiracıların teknik becerileri ve kapasiteleri güçlendirecek faaliyetler yürütülüyor. 

İŞGEM personelinin yakın iş birliği ile hazırlanacak iş planı ve yol haritasında İŞGEM'in olası genişlemesini ve kiracılara verilebilecek ek destek hizmetleri de göz önünde bulunduracak. Yeni İŞGEM'in adil, şeffaf ve rekabete dayalı bir süreçte seçilecek kiracılarının %5'inin kadın ve genç girişimcilere tahsis edilmesiyle bu grupların desteklenmesi sağlanıyor.

Proje kapsamında ayrıca; 35 yeni ve 25 mevcut kiracı için iş planları iyileştirilecek ve iş geliştirme hizmeti sunulacak. İş geliştirme hizmetleri eğitim programları ve danışmanlık olarak verilecek. Elâzığ, Bingöl, Tunceli ve Malatya'da düzenlenecek seminerlerle girişimciler iş geliştirme merkezleri (kuluçkalar), girişimcilik ve KOBİ destekleri hakkında bilgilendirilecekler.

Yeni kurulacak İŞGEM ile ürünler işlenip paketlenebileceği için ürünlerin işlenmeden günübirlik olarak pazara sunulmasından doğan kazanç kısıtlaması ve mevsimsel sınırlamaların önüne geçilecek. Böylece İŞGEM'de güçlenen KOBİ'ler iş hayatına artan rekabet güçleri ile devam edecekler.

Proje ile bölgenin ekonomisi daha da güçlenirken işsizlik oranının da düşmesi amaçlanıyor.

DETAYLI BİLGİ: 
http://elazigisgem.com


Gümüşhane Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezi Projesi

Gümüşhane'de Bir İlk: İş Geliştirme Merkezi Kuruluyor!

Doğu Karadeniz'in içte kalan tek şehri olan Gümüşhane, sıra dağları vadilerle buluşturan doğası, içinde barındırdığı antik kentleri ile adeta bir açık hava müzesidir. İpek yolunun geçtiği bu kent, doğal ve tarihi yapısı dışında tadı damakta kalan doğal gıda ürünleriyle de adından söz ettiriyor.

İlin ihracatının yaklaşık yüzde 60'ını geleneksel gıda ürünleri olan pestil ve köme oluşturuyor.

Pestil: Kış için saklanmak üzere ince, yufka görünüşünde kurutulmuş meyve ezmesi.
Köme: Üzüm ya da dut şırası ve ceviz kullanılarak yapılan tatlıdır. Şeklinin sucuğa benzemesinden ötürü cevizli sucuk adıyla anılır.

Halen geleneksel üretim yöntemlerinin yaygın olmasının ve seri imalata geçilememesinin önündeki bazı engeller ise;

Kirası düşük uygun atölyelerin olmaması,

İhracat, pazarlama yani girişimcilik becerilerinin yetersizliği,

Uygun iş çevresinin kurulamaması,

Kuluçka hizmetlerine (henüz işin başında girişimcilere destek olacak kaynak ve danışmanlık) erişimin sınırlı, dolayısıyla giderlerin yüksek olması.

Bu engeller sektöre girmek isteyen küçük ve orta ölçekli işletmelerin de tereddüt etmesine neden oluyor. Gümüşhane'de gıda ve içecek sektöründe yer alan girişimciler ise ancak iç pazardan gelen taleplere yetişebiliyorlar. Sektördeki KOBİ'lerin az sayıda olması rekabet ortamının oluşmasını engellerken, ihracata yönelik yeni pazar bulma çabası azalıyor. Yani ihracat potansiyeli kısıtlanıyor.

Tüm bu sorunlara yanıt verebilmek sektörün ihracat potansiyelini artırmak, daha fazla işletmeyi sektöre dahil edip, daha verimli bir şekilde çalışmasını sağlayarak ekonomiye katkısını artırmak için Gümüşhane'de iş geliştirme merkezi (İŞGEM) kuruluyor.

İŞGEM Nedir?
İş geliştirme merkezi, yeni girişimcilerin iş kurmalarını destekleyen, kolaylaştıran, uygun kiralı iş yeri ile ortak koçluk, danışmanlık ve idari işler hizmetleri sağlayarak işletmelerin başlangıç aşamalarında karşılaşacakları riskleri en aza indiren bir iş destek modelidir.

Rekabetçi Sektörler Programı Devrede

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti  tarafından finanse edilen 8 milyon  avroluk "Gümüşhane Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezi Projesi", Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde gerçekleşiyor. Gümüşhane Belediyesi, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası, Gümüşhane İl Özel İdaresi, Gümüşhane Köylere Hizmet Götürme Birliği, Kelkit Belediyesi ve Gümüşhane Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin ortaklığında Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) tarafından yürütülen proje ile Gümüşhane'de iş geliştirme merkezi kuruluyor.

İŞGEM'in kurulması ile yöresel ürün imalatında iş hayatına girmek isteyenlere eşit girişim, iş ve gelir olanağı sağlanacak. Proje ile:

İş geliştirme merkezi inşa edilecek, aktif hale getirilecek.

20 girişimciye, kurulacak İŞGEM içinde yer verilecek. İşletmeler, şeffaf, adil ve rekabete dayalı bir süreç içinde seçilecek. İşletmelerin %25'i kadın ve genç girişimciler için tahsis edilecek. Girişimcilerin iş planları profesyonel danışmanlık hizmeti sunan uzmanlar tarafından yeniden tasarlanacak ve ihracat odaklı iş planları oluşturulacak.

İŞGEM için iş planı ve işletim kılavuzu oluşturulacak.

İŞGEM'in kurumsal kapasitesi arttırılacak.

İşletmelerin ortak kullanımına açık, köme ve pestil ürünleri için ortak üretim tesisi ve paketleme ünitesi ile eğitim salonu oluşturulacak.

Paketleme ünitesi ile ürünlerin daha sağlıklı saklanması ve raf ömürlerinin uzaması sağlanırken, bu imkana sahip olmayan girişimciler kendi markalarını oluşturarak iç ve dış piyasaya mallarını daha rahat pazarlayabilecek.

İŞGEM'in tanıtımını da içeren seminerler yapılacak. İş geliştirme, girişimcilik ve KOBİ'lere destek gibi konular ele alınacak.

KOBİ'lerin rekabet güçleri eğitimler ve uzun dönemli danışmanlık hizmetleri ile artırılacak.

Gümüşhane Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezi Projesi tüm bu özellikleriyle bölgesel girişimciliğin artırılması ve desteklenmesinde önemli rol oynayacak.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 444 82 90
www.doka.org.tr 


Bingöl İş Geliştirme Merkezi Projesi

Bingöl'de farklı sektörler tek çatı altında

Doğu-Batı yönünde Orta Anadolu'yu-İran'a, Kuzey-Güney yönünde Güneydoğu Anadolu Bölgesini Karadeniz bölgesine bağlayan kavşak konumundaki Bingöl, 2013 yılında faaliyete geçen havalimanı, hızla gelişen üniversitesi, genişleme çalışmalarına başlanan organize sanayi bölgesi ve büyük çaplı kamu ve özel sektör yatırımlarıyla hızla gelişiyor. Ancak Bingöl'deki birçok işletme en kırılgan oldukları "iş kurma aşamasında" başarısız olabiliyorlar. Yönetimle ilgili eksiklikler, işletme sermayesinin olmaması, teknik sınırlamalar ve pazarlamaya ilişkin problemler bu başarısızlığın temel nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca iş ve sanayi altyapılarının yetersizliği büyük şehirlere göçe sebep oluyor.

İŞGEM ile gelen çözüm

Tüm bu sorunları ortadan kaldırmak ve Bingöl'ün sosyo-ekonomik gelişimine katkıda bulunmak ve girişimcilik altyapısını güçlendirmek üzere 5 milyon avro bütçe ile "Bingöl İş Geliştime Merkezi Projesi" hayata geçirildi.

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen proje ile yirmi iki işliğin bulunacağı bir ortak kullanım tesisi kuruluyor. Tesisten mobilya, ahşap ürünleri, gıda ürünleri, işlenmiş metal ürün imalatı ve tekstil gibi farklı sektörlerden KOBİ'ler yaralanabilecek.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca uygulanan Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde Fırat Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen projede toplantı odaları, sergi odası, bilgi ve iletişim teknolojileri tesisi ve çok amaçlı konferans odası da işletmelerin ortak kullanımına açık olacak.

Gelişen Kurumsal kapasite ile daha iyi hizmet

Bingöl İŞGEM'de uygun iş yerlerinin sunulması dışında farklı alanlarda KOBİ'lere destekler de sağlanıyor.

Proje kapsamında pazar analizi, fiyatlandırma ve pazarlama stratejisi; insan kaynakları, finansal ve faaliyet planlarını da içeren iş planı ve işletme el kitapları hazırlanıyor. Tesisten yararlanacak kiracıların ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap vermesi için bir yol haritası da oluşturuluyor. Ayrıca, iş geliştirme merkezleri, girişimcilik ve KOBİ destekleri hakkında her sene seminerler düzenlenerek İŞGEM'in potansiyel yararlanıcıların .kapasiteleri geliştiriliyor.

Projenin amaçlarında biri de kadın ve genç girişimcileri teşvik teşvik etmek. Bu amaçla şeffaf ve adil bir süreç sonunda seçilecek İŞGEM kiracılarının %25'i kadın ve genç girişimcilerden oluşacak.

Bingöl İŞGEM ile yeni iş kuran KOBİ'lere destek olunması, mevcut işletmelerin rekabet edebilirliklerinin artırılması, bilgi ve danışma ofislerinin oluşturulması hedefleniyor. Projenin tamamlanması ile istihdamın artmasına ve uzun yılladır büyük şehirlere süren göçün önlenmesine katkı sunulacak.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 426 213 57 55
www.fka.gov.tr
www.investinbingol.gov.tr 


Sivas İş Geliştirme Merkezi Projesi

Sivas, İŞGEM ile Bölgesel Rekabette Yükseliyor!

Sivas tarihin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim birimi ve şehir merkezi olup, bugün İç Anadolu, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerine komşu geniş topraklara ve bunun sonucu olarak kültür çeşitliliğine sahiptir. İl ekonomisi büyük ölçüde tarıma ve hayvancılığa dayanıyor. Kara ve demiryolları kavşağında olmasından dolayı önemli bir lojistik merkez olan Sivas doğal kaynaklar açısından da zengin bir şehir.

Son yıllarda sanayi sektörü hızlı bir gelişme göstermesine rağmen mevcut potansiyeli değerlendirerek bölgesel rekabette daha üst sıralara erişmek için KOBİ'lere yönelik altyapı ve danışmanlık hizmetlerinin gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi gerekiyor. 

İŞGEM ile imkânlar değerlendiriliyor  

Sivas'ta KOBİ sayısını artıracak ve girişimcilerin günümüzün rekabet edebilirlik koşullarına uyumunu sağlayacak "Sivas Sanayi Kuluçka Merkezi (İŞGEM) Projesi" 7 milyon avro bütçe ile hayata geçirildi.

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen proje ile Sivas'ta otuz beş işliğin bulunacağı bir ortak kullanım tesisi kuruluyor. Tesisten tekstil, mobilya, ahşap ürünleri ve gıda ürünleri gibi farklı sektörlerden KOBİ'lerin yararlanması planlanıyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde Orta Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen projede toplantı odaları, sergi odası, iletişim merkezi ve çok amaçlı konferans salonunu da içeren idari tesisler işletmelerin ortak kullanımına açık olacak.

Kurumsal kapasite ile sürdürülebilirlik

KOBİ'lerin başlangıç aşamalarında onları desteklemek ve daha rekabet edebilir bir iş çevresi sağlamak için proje kapsamında kurulacak ortak kullanım tesisi ile altyapı güçlendirilirken İŞGEM personeli ve potansiyel kiracılarının kurumsal kapasiteleri de geliştirilerek merkezin sürdürülebilirolması sağlanıyor.

Proje sonrasında kendi ayakları üzerinde durmaları için İŞGEM ve kiracıları için iş planları geliştirilip, iş planlarını uygulama süreci desteklenecek. Şeffaf ve adil bir seçim süreci sonunda İŞGEM'e kiracı olabilecek girişimcilerin %25'inin kadın ve genç girişimciler olması bekleniyor. Ayrıca proje süresince düzenlenecek seminerlerle girişimcilere iş geliştirme merkezleri, girişimcilik ve KOBİ destekleri hakkında bilgi verilecek.

Sivas İŞGEM Projesi ile ortak kullanım tesisinin gelişmiş altyapı ve yüksek kaliteli hizmeti ile girişimcilere destek vermesi ve Sivas'ın sosyo-ekonomik gelişimine katkıda bulunarak bölgesel rekabet edebilirlik seviyesinin ileriye taşıması amaçlanıyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 346 222 08 00
www.oran.org.tr


LİSANSLI DEPOCULUK PROJELERİ

Fındık Altına Dönüşüyor Projesi

Fındık Altına Dönüştü!
Fındığın Başkenti Giresun Fındık Lisanslı Deposu ve Spot Borsasıyla Yeni Bir Sayfa Açıyor.

Fındığın Türkiye'nin kuzeyinde, Karadeniz kıyılarında üretimi - tarihi belgelere göre -2300 yıl öncesine dayanıyor. Son 6 yüzyıldır da fındık buradan dünyaya ihraç ediliyor. Dünyadaki fındık üretiminin yüzde 75'ini hala Türkiye karşılıyor.

Fındığın Türkiye'deki başkenti ise Giresun'dur. Altın değerinde olan fındık için Giresun Ticaret Borsası 90 yıldır faaliyet göstermekte. Hem ülkenin hem de kentin ekonomisinde büyük yer tutan fındığın serbest piyasa koşullarındaki değerinin yükselmesi için daha sağlıklı koşullarda, bozulmadan ve uzun süre saklanması; alım – satımının kolaylaştırılması gerekiyor.

Fındık Tanıtım Grubu tarafından TÜBİTAK-MAM'da (TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi) yaptırılan bilimsel çalışma sonuçlarından yola çıkarak Giresun Fındık Lisanslı Depo ve Spot Borsa Kurulması Projesi için Giresun Ticaret Borsası harekete geçti. Giresun'da hayat bulan bu proje sayesinde Türkiye ilk lisanslı fındık deposuna kavuşuyor.

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen yaklaşık 9,5 milyon avroluk proje, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Projede yer alan depolama sistemi de Türk Patent Enstitüsünden "Faydalı Model" belgesiyle koruma altına alındı.

Proje İle Fındıkta Yeni Dönem Başlıyor: Fındığın Rekabet Gücü ve Kalitesi Artıyor

Türkiye'de yıllık ortalama 500 bin ton fındık üretiliyor ve bunun büyük bir bölümü de ihraç ediliyor. Özellikle arz fazlası fındığın uygun uluslararası standartlarda depolanması, alım -  satımının belli kurallar çerçevesinde yapılması, ürünü alanların fındığın kalitesinden emin olması gibi konulara çözümler sunan Giresun Fındık Lisanslı Depo ve Spot Borsa projesi, fındık sektöründe yepyeni bir dönem başlatıyor.

Yerli ve Avrupalı çikolata üreticilerinin birinci tercihi olan Giresun fındığı, bu proje kapsamında inşa edilen depolar sayesinde acılaşmadan, aflatoksin * oluşmadan ilk günkü tazeliğinde azot gazlı çelik depolarda stoklanacak. 17 bin ton kapasiteli 24 çelik silodan en az 160 KOBİ'nin faydalanması planlanıyor.

Proje bu kadarla sınırlı değil. Fındığın randıman, rutubet, gizli çürük ve küf ile elek analizlerini yapan Akredite Kalite Kontrol (Yetkili Sınıflandırıcı) laboratuvarların yanı sıra, alım-satım işlemlerinin elektronik ürün senediyle bilgisayar / barkod ortamında yapıldığı, seansların da izlenebileceği, fiyat hareketleri ile endeksleri gösteren Fındık Spot Borsa kuruluyor. Ayrıca, kabuklu fındığın paketleme, temizleme, tartma, örnek alma ve teslim alanlarını içeren ek tesislerin proje kapsamında faaliyet göstermesi hedefleniyor. .

Sistem Nasıl İşleyecek?

Lisanslı depoya gelen kabuklu fındıklar tartılarak cinsi, menşei gibi tüm özellikleriyle barkod sistemine kaydoluyor.  Temizleme ünitesinden geçen ürün taş, koruk fındık gibi parçalardan temizlendikten sonra tekrar tartılıyor. Eğer iki tartım arasında fark varsa giriş kilosundan düşülüyor. Daha sonra numune alınarak barkod numarasıyla birlikte ürün kalite kontrolünden (sağlam, kusurlu, küflü, çürük) geçiriliyor.  Kalite Kontrol Laboratuvarlarında yapılan analiz, üretici tarafından izlenebiliyor. Yapılan analiz sonucunda hesaplanan randıman sisteme giriliyor. Fotoğraflanıyor. Şeffaf ve güvenilir analizin ardından sonuç üreticiye bildiriliyor. Ürün sahibine teyit ettirilen fındıklar, ürün senedi karşılığında depoya konuyor. Eğer ürün sahibi analiz sonucunu kabul etmezse ya tekrar analiz yapılıyor, ya da ürün sahibine geri teslim ediliyor.

Elektronik Ürün Senetleri İle Fındık Koruma Altında

Fındık Borsasında elektronik satış platformunun oluşturulması, uzaktan bu sisteme dâhil olanların da alım yapmalarına olanak sağlıyor. Fındık fiyatları istikrarını korurken, yine sistem dâhilinde borsada işlem görmek üzere kalitesi saptanmış olan fındık depoya teslim alınıyor. Üreticiye bu kalite ve miktarı gösteren bir ürün senedi veriliyor. Bu senet başka teminata gerek kalmadan bankadan uygun şartlarda kredi kullanılmasına da olanak sağlıyor. Dolayısıyla fındığın yoğun olarak piyasaya arz edilmesine gerek kalmadan, diğer bir deyişle fiyatların düşmesi de engellenerek işlerin yürümesi anlamına geliyor.  Fındığın saklanacağı depolar doğal afetler, hırsızlık ve kalite kaybına karşı sigortalı olacak.

Proje İle Üretici, Fındık İşleyen Kobiler Ne Kazancak?

Fındığın alım-satımı kolaylaşıyor, tüm işlemler kayıt altına alınıyor.

Alıcılar kalitesine göre güvenilir şartlarda fındık alabiliyor , güven ortamı doğuyor.

Üretici ürünün kalitesine göre kazanç sağlıyor, geniş pazar imkânına kavuşuyor.

Üreticiler mahsullerini uluslararası standartlara sahip, güvenli ve sigortalı, depolarda saklama imkânına kavuşuyor. .

Fiyatların düşük olduğu hasat dönemlerinde ürünlerini satmak yerine üreticiler ürün senetlerini teminat göstererek kredi kullanabiliyor.

KOBİ'ler talep ettikleri miktar, tür ve kalitedeki fındığı elektronik ortamda mekân sınırlaması olmadan temin edebiliyor.

Kaliteli üretim teşvik ediliyor.

Depolama, nakliye gibi masraflar en aza düşürülüyor.

Proje kapsamında gerek lisanslı depo gerekse spot borsa hakkında KOBİ'lere yönelik seminerler ve eğitimler veriliyor, tanıtım faaliyetleri gerçekleştiriliyor.


*Alfatoksin: Nemin artması ve ısıya bağlı olarak, küf olarak tanıdığımız mikro funguslar çoğalarak küf zehiri denilen zehirli toksin madde üretirler. Bu zehirli maddelerden en dikkate değer olan Aflatoksin'dir.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 454 216 10 23
www.giresuntb.org.tr


Şanlıurfa Hububat Borsası ve Lisanslı Deposu Projesi

Son yıllarda tarım potansiyelini iki kat artıran Şanlıurfa, hububat borsasıyla artık ürünlerinin satışını tüm yıla yaymaya hazırlanıyor

Güneydoğu Anadolu'nun önemli illerinden Şanlıurfa, tarihi ve kültürel varlıklarının yanı sıra, tarım alanında da adından sıklıkla söz ettiriyor. Durum buğdayı, bulgur ve mercimek başta olmak üzere hububat üretiminde de Türkiye'nin en önemli merkezlerinin başında geliyor.

Şanlıurfa'daki hububat işleme sanayindeki KOBİ'lerin diğer illerle rekabet ederken yakaladığı önemli bir avantaj var:  Bölgedeki bol ve kaliteli hububat üretimine yakın olmak. Ancak böylesine önemli bir avantaj yetersiz ve, kurallara uygun olmayan geleneksel depolama yapılması nedeniyle Şanlıurfa'yı diğer illerle rekabet etmekte zorluyor.

İldeki paslanmaya dayanıklı lisanslı depo kapasitesi ise, potansiyel talebin çok altında kalıyor. Hububatı işleyen KOBİ'ler ve tarım işletmeleri ürünlerini uygun şartlarda stoklayacakları depoları olmadığı için iki önemli problemlerle karşılaşıyorlar:

Arz talep dengesinin bozulması: Çiftlikler, hasadın hemen ardından ürünlerini satmaya, borçlarını kapamaya ve bir sonraki ekim için hazırlanmaya çalışıyor. Halbuki hasat dönemi tarım ürünlerindeki arz yığılması nedeniyle fiyatın en düşük olduğu zamandır. Bu ürünlerin gerçek fiyatını bulmadan bir anda elden çıkması, arz talep dengesinin bozulması anlamına geliyor.

Öte yandan ürünü işleyen KOBİ'ler için de tüm yıla dağılmadan ham maddeyi tek bir seferde almak mali açıdan zor olduğu kadar, bunun gerçekleşmediği durumlarda, yıl içinde ürün bulunamaması veya ürünün fahiş fiyatlara satın alınma olasılığı işletmeleri zorluyor. Yani sistem her iki taraf lehine de değil.

Kalite ve verimlilik düşüşü: Hububat ürünü doğru şartlarla depolanmadığında kalitesi düşmeye başlıyor. Yapılan bilimsel çalışmalara göre doğru şartlarda depolanmayan ürünün verimliliği ortalama yüzde 10'luk bir kayba uğrayabiliyor.

Çare: Hububat Borsası ve Lisanslı Depoculuk

Şanlıurfa Ticaret Borsası'nın geliştirdiği "Hububat Borsası ve Lisanslı Depo Projesi" ile tarım işletmeleri için yeni bir sayfa açılıyor. İl ve bölgedeki tarım işletmelerinin rekabet gücünü artırarak, sanayi alt yapısını iyileştirerek ve daha iyi bir iş ortamı sağlamayı amaçlayan proje sayesinde "ürün kalitesi ve ürünlerin saklama ömürleri" de artacak. Avrupa Birliği ve Türkiye  tarafından finanse edilen yaklaşık 9 Milyon 500 bin Avroluk proje, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde yürütülüyor.

Proje kapsamında 90 bin ton kapasiteli, ürünlerin test ve analizinin yapılacağı laboratuvarlara sahip, modern tekniklerle donatılmış bir lisanslı hububat depolama tesisi kuruluyor. Bu il ve bölgede faaliyet gösteren bulgur, un ve mercimek işleme sanayindeki KOBİ'lerin ihtiyaç duyduğu ham maddeyi yıl boyunca düzenli, güvenilir, kalite kontrollü bir şekilde elde etmelerini sağlayacak. 200'ün üzerinde tarım işletmesi ve KOBİ'ler için lisanslı depoculuk ile ilgili seminerler düzenlenecek, eğitimler verilecek.

Yeni dönem: Ürün senetleri sayesinde finans sıkıntısına son!

Üreticiler mahsullerini sağlıklı, sigortalı, güvenli şekilde proje kapsamında kurulacak olan lisanslı depoya teslim ettiklerinde, kendilerine uluslararası geçerliliği de olan ürün senetleri verilecek. İşletmeler, aldıkları ürün senetlerini teminat göstererek bankalardan kredi ve finansman sağlayabilecek. Yatırım aracı olarak kullanabilecek.

Hububat Borsası sayesinde de üreticiler,  ürünlerini  borsa aracılığı ile pazarlayarak, daha kolay ve kalitesine göre fiyatlandırarak satabilecekler. Tarıma dayalı ticaret ve sanayi sektöründeki işletmeler de, ihtiyaç duydukları ürünler için depo inşa etme maliyetine girmeden, talep ettikleri miktar, tür ve kalitedeki ürünü güvenerek temin edebilecek.

Proje, üreticinin gelirini artırırken kaliteli üretimi teşvik edecek, depolamada zayiatın azaltılarak milli ekonomiye katkının yükselmesini sağlayacak. 

DETAYLI BİLGİ: 
+90 414 247 46 24
www.sutb.org.tr


Şanlıurfa Pamuk Borsası ve Lisanslı Depo Projesi

Türkiye'nin en büyük  lisanslı "Beyaz Altın" deposu Şanlıurfa'da kuruluyor!

Tekstilden beslenmeye, film malzeme yapımından hayvancılık sektörüne kadar 50'den fazla sanayi kolunun en önemli ham maddesi olan pamuk, dünyanın her yerinde yetişen bir ürün değil. İşte bu nedenle de "beyaz altın" olarak da anılıyor. Türkiye bu konuda şanslı ülkelerin başında geliyor. Ekolojik yapısı pamuk üretimine uygun olan Türkiye, Çin, Amerika, Hindistan, Pakistan ve Özbekistan ile birlikte dünyadaki pamuk üretiminin yaklaşık % 75'ini karşılıyor.

Türkiye'nin pamuk üretimindeki bu önemli katkısının %42'si ise Şanlıurfa'da yetişiyor. Böylesi önemli bir oran bölgede yaşayan GAP çiftçilerinin de, pamuk ham maddesini işleyen KOBİ'lerin de en önemli gelir kaynağını oluşturuyor. Orta vadede Şanlıurfa'daki sulanabilir arazilerin artması, pamuk ekim oranlarının da aynı paralelde genişlemesi, bölgenin refah seviyesinin de yükselmesi beklentisini doğuruyor. Ancak bu beklentinin gerçeğe dönüşebilmesi için bölgede yetişen "beyaz altının" diğer illerle rekabet edebilecek seviyeye çekilmesi gerekiyor.

Geliri ve rekabet edebilirliği artırmak için pamuk borsası ve lisanslı depo kuruluyor

İyi kalitede ve bolca üretilen pamuğun Şanlıurfa'yı gerek üretim gerekse işleyenler açısından rekabet edebilirlik konusunda öne geçirmesi gerekirken bu avantaj doğru beslenemediği için tam kullanılamıyor. Talebi tüm yıla yayılan pamuk ancak kısa hasat döneminde elden çıkarılmaya çalışılıyor. Uygun koşullarda depolama olanakları olmadığı için diğer illere gönderiliyor. Elde edilecek katma değer düşerken, nakliyede problem yaşanıyor, maliyet artıyor, ürün kalitesinde de kayıplar yaşanıyor. Kısaca kaynaklar boşa harcanıyor.

İşte bu problemi ortadan kaldırmak için Şanlıurfa Ticaret Borsası harekete geçti. Bölgede pamuğu üreten ve bu hammaddeyi işleyenlerin ortak kullanımına sunmak üzere "Pamuk Borsası ve Lisanslı Depo" projesini hayata geçirdi. Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen yaklaşık 10 Milyon Avroluk proje, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde destekleniyor.

Kalite ve verimlilik kaybına son, ürün senetleri devrede

Bu proje ile yaklaşık 25 bin ton lif pamuk kapasiteli,  Türkiye'nin en büyük lisanslı pamuk deposu kuruluyor.  Bu ortak kullanım tesisinde ayrıca analiz ve değerlendirme laboratuvarları, çiftçi eğitim hizmetleri ve alım-satım müzayede salonları da hizmet verecek.

Çiftçiler ellerindeki pamuğu güvenli, sağlıklı ve sigortalı şekilde depolarken, alacakları pamuk ürün senetleri sayesinde kolayca kredi temin edebilecekler. Pamuk satışı tüm yıla yayılacağı için  en iyi fiyattan ürünlerini pazarlayabilecekler. Modern laboratuvar koşullarında ürünlerinin standartları belirlenip tescilleneceği için de çok sayıda alıcının rekabetinden yararlanacaklar.

KOBİ'ler ise başta işletme, depo inşa etme maliyetlerinden kurtulmalarının yanı sıra, sağlıklı depolama yoluyla talep ettikleri miktar, tür ve kalitedeki lif pamuğu güvenerek, elektronik ortamda, kısa zamanda temin edecekler. Ürün senetleriyle fiyat dalgalanmalarından korunarak, tıpkı üreticiler gibi kredi sağlayabilecekler.

Ürün senetleri ayrıca pamuk ticaretinin kayıt altına alınmasına, daha kaliteli üretimin teşvikine ve depolamada zayiatın en aza indirilerek milli ekonomiye katkının da yükseltilmesine zemin oluşturacak.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 414 315 10 66
www.sutb.org.tr


KAPASİTE GELİŞTİRME PROJELERİ

Rekabet gücünü̈ artıracak projelerin uygulanması için gerekli çalışmaları yapacak iş gücü̈ ve teknik donanımın geliştirilmesine önem veriyor; kurumsal kapasiteyi geliştiriyoruz.

Avrupa-Türkiye İş Merkezleri Ağının Genişletilmesi Projesi

KOBİ'leri danışmanlık hizmeti ve eğitimler vererek destekleyen Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezlerinin (ABİGEM) sayısı 19'a çıktı!

Yaklaşık üç milyon Küçük ve Orta Ölçekli İşletme Türkiye'de toplam işgücünün dörtte üçünden fazlasına istihdam sağlıyor. Çoğu aile işletmesi olan KOBİ'lerin Türkiye ekonomisine katkısı göz önüne alındığında bu işletmelerin ulusal ve uluslararası piyasalarda rekabet seviyelerini artırmalarının, potansiyellerini geliştirmelerinin, yenilikçiliğe ve eğitime açık ve ulaşabilir olmalarının önemi daha da net ortaya çıkıyor.

Bu ihtiyaç üzerine daha önce de Avrupa Birliği'nin çeşitli fonlarından yararlanan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye'nin 15 farklı ilinde ABİGEM'ler kurdu. Başarı ile yürüyen ABİGEM'lerin son ayağı ise Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde devreye girdi. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen 8,5 milyon avroluk "Türkiye Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezleri (ABİGEM) Ağının Sivas, Hatay, Batman ve Van'a Yaygınlaştırılması Projesi" başarı ile tamamlandı.

KOBİ'ler için adres: ABİGEM

KOBİ'ler, gerek pazara yakınlıkları, gerek yeni iş fırsatlarına ve pazarın yeni ürün ve hizmetlere olan talebine hızlı uyum yetenekleriyle ekonomik büyümenin lokomotifi durumundalar. Ancak kendilerini geliştirmek için danışmanlık hizmeti veya eğitim alma gibi konularda finansal açıdan zorlanıyorlar. İşte tam bu noktada kurulan ABİGEM'ler KOBİ'ler için girişimcilik desteği, gelişim, eğitim, genel iş faaliyetlerine yardım gibi pek çok alanda bölgesel odaklı ilk adreslerden biri oluyor. Bölgenin ihtiyaç duyduğu alanlarda destek sağlayarak işletmelerin rekabet güçlerinin artırılmasına katkıda bulunuyorlar.

Proje kapsamında Sivas, Hatay, Batman ve Van'da açılan bu merkezler sadece iş sahibi olanları değil, işe yeni başlamak isteyen girişimcilere de kucak açıyor. Bu bölgelerde eğitim ve danışmanlık ihtiyaçlarının belirlenmesi için yapılan görüşmeler sonucu yurt içi ve yurt dışı pazarlara açılma, markalaşma, girişimcilik, kurumsallaşma, fon kaynaklarına ulaşma, yeni hibe olanakları için proje hazırlama gibi pek çok hizmetten 500'ün üzerinde KOBİ ve girişimci yararlandı. 100'den fazla girişimci bilgilendirme ve danışmanlık hizmeti aldıktan sonra kendi işlerini kurdu. Yaklaşık 150 işletme'ye iş ve yatırım planı hazırlamaları konusunda destek verildi.

Proje boyunca 50'nin üzerindeki konu başlığında 7360 kişiye eğitim verildi.  Bu eğitimlerden faydalananların yaklaşık 2000'i kadın girişimcilerden oluştu.

Projenin en önemli sonuçlarından biri de Rekabetçilik Modelinin oluşturulması. KOBİ ve Girişimcilere Destek Modelinin yanı sıra hazırlanan Sürdürülebilirlik Modeli bundan sonra açılacak yeni merkezlerin çok daha verimli bir şekilde çalışmasını sağlayacak.

Proje sonrasında anonim şirket olarak faaliyetlerine devam eden ABİGEM'ler proje süresince sağladıkları hizmetleri sürdürüyor ve başta yeni girişimciler olmak üzere tüm küçük ve orta ölçekli işletmeleri ihtiyaçları olan konularda desteklemek için bekliyorlar.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 312 218 23 86
www.tobb.org.tr


Bafra İş Geliştirme ve İhracatı Destekleme Merkezi Projesi

Bafra iş ve ihracat geliştirme merkezi (BİGEM) ile KOBİ'lerin rekabet gücü artırılıyor, ihracat destekleniyor!

Türkiye'nin en verimli ovalarından biri üzerine kurulmuş olan Bafra'da tarım en önemli geçim kaynağını oluşturuyor. Başta tütün olmak üzere  buğday, mısır, şeker pancarı gibi ürünlerde yüksek verim alınıyor. İlçede tarım dışında  orman, tekstil ve gıda sektörleri de önemli yer tutuyor. Bafra, toprağının verimli olması dışında çok avantajlı stratejik bir konumda bulunuyor.

Bağlı olduğu Samsun ili lojistik açıdan hava, kara, deniz ve demiryollarının birleştiği bir güzergahta yer alıyor. Doğu Karadeniz'in en büyük ve en gelişmiş şehirlerinden biri olan Samsun ayrıca Türkiye'nin ekonomik olarak büyüme merkezlerinin başında yer alıyor. Dolayısıyla Bafra sahip olduğu bu avantajlarına,  ilçede üretilen ürünleri katma değer kazandıracak şekilde işlemeyi ve yurtiçi ile yurtdışı pazarlarına girebilmeyi eklerse, hem rekabet gücünü hem de ihracat kapasitesini kayda değer ölçüde artırabilecek.

Yeni girişimcileri ve KOBİ'leri desteklemek için BİGEM!

Bafra ekonomisinin bu dönüşümünü hızlandırmak için destek Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde geldi. Mevcut ve özellikle yeni kurulacak olan işletmelerin eğitim, danışmanlık ve destek hizmetleri alarak ihracata yönelik hamleler yapabilmeleri, ürün yelpazelerini genişletebilmeleri için geliştirilen Bafra İş Geliştirme ve İhracatı Destekleme Merkezi projesi - kısa adı ile BİGEM, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından yaklaşık 2 milyon 600 bin avro ile finanse ediliyor.

Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, Bafra Belediyesi ve Bafra Ticaret ve Sanayi Odası tarafından desteklenen proje kapsamında BİGEM binası da inşa ediliyor ve KOBİ'lere danışmanlık hizmetleri veriliyor

İhracat için gerekli olan pazar bilgisi, hazırlık aşaması, mali kaynaklar ve teknik bilgi gibi önemli unsurların eksikliğini giderecek olan BİGEM, ihtiyaç duyulan altyapıyı oluşturarak ihracata yönelik iş geliştirme desteği sağlayacak. 

En az 30 işletme BİGEM'den yararlanacak

Proje ile bölgedeki en az 30 işletmenin iş hacminin arttırılması, işletme kapasitesinin geliştirilerek katma değeri yüksek ürünler ortaya koymasının sağlanması, eğitimler, tanıtım faaliyetleri ile ihracat potansiyellerinin en üst seviyeye çıkarılması ve yeni girişimcilerin desteklenmesi amaçlanıyor.

Organize Sanayi Bölgeleri için verilen devlet teşvikleriyle bölgeye yeni girişimcilerin ilgisinin artması bekleniyor. Yeni girişimcilerin işlerini kurarken karşılaşabilecekleri sorunların kolayca giderilmesi ve deneyimsizliklerinden kaynaklı zorlukların daha hızlı aşılması  noktasında sağlayacağı uzman kadroyla BİGEM çok önemli bir rol üstleniyor.

Projenin en az 15 yıl sürdürülebilir olması sağlanacak

KOBİ'lerin ürün geliştirme, pazarlama, markalaşma, standardizasyon gibi konularda yatırımlarını artırmalarına yardımcı olacak olan proje , işletmelere hukuki konularda tavsiyelerde bulunacak. Finans kaynaklarına kolay ulaşım konusunda destek verecek olan BİGEM, iş, ihracat, kümelenme geliştirme faaliyetleri ve internet hizmeti de sunacak. Yeni kurulacak işletmeler için bir yardım masasının oluşturulacağı BİGEM'de yeni proje fikirleri geliştirilecek. Bu sayede projenin devamlılığı sağlanmış olacak.

Bafra'da balıkçılık, tekstil, kereste, tarım ve hayvancılık ile uğraşan 30 işletme üzerinde tanı çalışması yapılan projenin 15 yıl sürdürülebilir olması planlanıyor.

En az 10 eğitim programının planlandığı projede tanı çalışmasından çıkacak bilgiler ışığında BİGEM'in sunduğu hizmetlerin çerçevesi tasarlanacak.  Buna ilişkin bir el kitapçığı ve sonrasında da pazarlama stratejisi, insan kaynağı planlaması, sürdürülebilirlik,  iş dünyası analizlerinin yer alacağı bir iş planı belgesi hazırlanacak.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 362 542 42 36
www.bafraosb.org


Rekabetçi Sektörler Programı Teknik Yardım Projesi

Programı yürüten AB Mali Programları Daire Başkanlığının kapasitesinin geliştirilmesi için eğitim danışmanlıkların yanısıra yol haritalarının hazırlanması, toplantıların düzenlenmesi, bilgi yönetim sisteminin kurulması ve işletilmesi, insan kaynağı temini, Programının tanıtımının gerçekleştirilmesi için 21.8 milyon avro bütçeyle bir grup proje tasarlanmış ve hayata geçirilmiştir.

Bu projelerden bir kısmı tamamlanmış olup kalan projeler ile Daire Başkanlığının kapasitenin geliştirilmesine devam edilmektedir.

Projeler Program yürütücüsünün kapasitesini artırmanın yanısıra Programdan destek alanan nihai yararlanıcıların da kapasitesini artırmayı hedeflemekte; bu kapsamda eğitim ve danışmanlık hizmetleri de sağlamaktadır.

DETAYLI BİLGİ: 
https://rekabetcisektorler.sanayi.gov.tr/


Rekabetçi Sektörler Programı Tanıtım Projesi

Rekabetçi Sektörler Programının önceliklerini ve desteklenen projeler aracılığıyla elde edilen sonuçları tanıtımı amacıyla tasarlanmış olup, Programın İletişim Eylem Planı (İEP) çerçevesinde hayata geçiriliyor. Teknik yardım projesi kapsamında düzenlenen faaliyetlerle, hem kamuoyunda desteklenen projeler ve program kapsamındaki mali yardım olanakları hakkında farkındalık yaratılıyor, hem de farklı hedef gruplar arasında ki iletişim için bir platform oluşturuluyor. Tüm bu çalışmalar ile de Rekabetçi Sektörler Programının uygulama sürecinin şeffaflığına katkı sağlanıyor.

21 Ağustos 2013 tarihinde başlayan teknik yardım projesi 2 milyon Avro bütçe ile hayata geçiriliyor.

Tanıtım Projesinin öne çıkan kazanımları arasında, farklı dönemlerde uygulanan operasyonel programların bir şemsiye kimliği niteliğindeki "kurumsal kimliğinin" oluşturulması da yer alıyor. Bu kimlik doğrultusunda Programın hem birinci hem de ikinci dönemi için kullanılacak şemsiye isim "Rekabetçi Sektörler Programı" olarak belirlendi.

Program bünyesindeki tüm aktörler tarafından hayata geçirilen görünürlük ve iletişim çalışmalarının birbiriyle uyumlu olması ve Programın genel mesajlarının tutarlı bir şekilde kamuoyuna ulaştırılmasını sağlamak amacıyla, kapsamlı bir iletişim ve görünürlük rehberi hazırlanarak tüm nihai faydalanıcılar ve paydaşlara tanıtıldı.

Tanıtım çalışmaları kapsamında bir dizi iletişim kampanyası dea hayata geçirildi. Bunlar arasında programın ve desteklenen projelerin tanıtıldığı basılı materyaller, tanıtım filmleri ve Programın birinci dönemini konu alan bir belgesel yer alıyor. Öte yandan çeşitli hedef kitlelere yönelik farklı iletişim materyalleri de kullanılan bu taktiklerden bazılarını oluşturdu.

Programın sosyal medya hesapları açılarak bu mecralarda kampanyalar düzenlendi ve program hakkında kamu oyu yaratıldı.

Desteklenen projelerin profesyonel fotoğraflarının yer aldığı bir fotoğraf sergisi organize edilerek Türkiye ve Avrupa'nın farklı noktalarındaki kitlelerle buluşturuldu. Rekabetçi Sektörler Programına özel olarak hazırlanan ve desteklenen projelerin yanı sıra Programın uygulanması hakkında da ayrıntılı bilgiler sunan "İvme" dergisi ise yılda iki defa basılıp, ilgili kurum ve kuruluşlara dağıtılıyor.

Hedef kitlenin ve potansiyel faydalanıcıların yeni dönemdeki mali destek fırsatları konusunda bilgilendirilmesi amacıyla bölgesel seminerler düzenlendi. Bu seminerlerde Türkiye'nin tüm bölgelerinden yeni dönemde proje fikri geliştirecek olası faydalanıcılar, yeni mali destekler ve projelerini nasıl hazırlamaları gerektiği konusunda bilgilendirildi.

AB ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ortak yatırımı olan Rekabetçi Sektörler Programının bölgesel kalkınmaya etkisinin daha iyi anlaşılmasını sağlamak üzere de bir dizi tanıtım etkinliği düzenlendi.

Paydaşlara ve hedef kitleye bilgi akışını sağlayan ve Program paydaşlarına özel, online veri tabanı üzerinden yönetilen bir iletişim ağı kuruldu.

Düzenlenen uzun soluklu medya kampanyaları sonucunda, Rekabetçi Sektörler Programının ve desteklenen projelerin elde ettiği başarılı sonuçların ulusal ve yerel medyada geniş yer bulması sağlandı. Bu çalışmalar arasında özel makaleler, program sözcüleriyle yapılan röportajlar ve TV programları yer aldı. Basın mensuplarının, desteklenen projelerin yarattığı etkiyi yerinde gözlemleyebilmesi için belirlenen projelere saha ziyaretleri düzenlendi.

İletişim Eylem Planının önemli bir ayağını da sürdürülebilirlik oluşturuyordu. Bu doğrultuda, Program kapsamındaki iletişim ve tanıtım etkinliklerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla, Bakanlık uzmanlarına yönelik kapasite geliştirme çalışmaları yürütüldü. Öte yandan, Rekabetçi Sektörler Programının görünürlüğü ve bilinirliğini artırmak ve ortaya çıkan yeni iletişim ihtiyaçlarına cevap vermek üzere İletişim Eylem Planı güncellendi.

Proje, Rekabetçi Sektörler Programının ikinci dönemindeki yeni mali destek fırsatlarını tanıtmaya devam ediyor. Bu amaçla kamuoyu ve olası faydalanıcıları bilgilendirmeye yönelik çalışmaların önemli bir ayağını oluşturacak yardım masası oluşturuldu.

Programın ayrıntıları sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz: (Facebook: RekabetciSektorlerProgrami, Twitter: RekabetciSP). 

DETAYLI BİLGİ: 
https://rekabetcisektorler.sanayi.gov.tr/


KÜMELEME PROJELERİ

Farklı sektörlerde kümelenme aracılığıyla destek ve kapasitenin artırılmasını ve üretimde daha rekabetçi bir konuma ulaşılmasını teşvik ediyoruz.

Kümelenme ile Ağ Oluşturma ve Bölgesel İşbirliği için KOBİ'lerin Güçlendirilmesi Projesi

KOBİ'ler Türkiye'nin 2023 hedefine ulaşma yolunda "KOBİ İşbirliği ve Kümelenme Projesi" ile daha da güçleniyor !

Türkiye'nin 2023 yılı hedefleri arasında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak  ve ihracatını 500 milyar ABD dolarına çıkartmak bulunuyor. Bu hedeflere ulaşabilmek için ihracatta katma değerli ürünlerin oranının artırılması, yenilikçi ürün geliştirme, üretim ve pazarlama yöntemlerinin ihracata dayalı büyüme stratejileri doğrultusunda sistemli bir şekilde geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu aynı zamanda Türkiye'nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren ama aynı sektörde çalışan işletmelerin güçlerinin birleştirilmesi, aralarında işbirliği sağlanması, strateji ve ağ oluşturulması gerekliliğini de beraberinde getiriyor.

Birlikten kuvvet doğar! Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı devrede!

Yenilikçi, ulusal ve uluslararası piyasalarda rekabet edebilen bir sanayi yapısının oluşmasını destekleyen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde "Kümeleme ile Ağ Oluşturma ve Bölgesel İşbirliği için KOBİ'lerin Güçlendirilmesi" projesini gerçekleştirdi.

Projenin en önemli çıkış noktasını kümelenme yoluyla KOBİ'lerin yurtiçi (bölgeler arası) ve yurtdışı işbirliği ortamında çalışmaya yönlendirilmesi, bu işbirliğinin kurulması, geliştirilmesi, sürdürülmesi ve kurulan işbirliği ağlarıyla, değer zincirinde yer alan tasarım safhasından başlayarak üretim ve sonrasında ihracata giden tüm aşamalarda işleyiş ve verimlilik artışının sağlanması oluşturuyordu.

Proje ile KOBİ'lerin uluslararası pazardaki rekabet gücünün artırılması, sunulan ürün ve hizmetlerin farklılaştırılması, yenilikçilik ve iş gücü kapasitesinin geliştirilmesi konularında destek verilmesi sağlandı. Kamu-özel sektör, sivil toplum kuruluşları, üniversite- sanayi işbirliğinin kurulması ve korunması en üst düzeyde desteklendi.

Projenin amaçlarını gerçekleştirmek için Kümeleme Bilgi Merkezleri kuruldu

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen 5 milyon avroluk proje kapsamında seçilen 5 pilot ilde; Çorum, Gaziantep, Kahramanmaraş, Samsun ve Trabzon'da Kümelenme Bilgi Merkezleri kuruldu.

Kümelenme Bilgi Merkezleri:
1. Çorum Ticaret ve Sanayi Odası - Çorum
2. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri - Gaziantep
3. Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası - Kahramanmaraş
4. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası - Samsun
5. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası - Trabzon

Projenin yerel irtibat noktası olan merkezlerin kurulmasının ardından 5 ilde ekonomik ve sektör bazlı incelemeler yapıldı. Her il için öne çıkan sektörler saptanarak pilot küme geliştirme çalışmaları gerçekleştirildi. Bu sayede KOBİ'lere ortak girişim aracılığı ile ihracat yolu açılıyor.

Bu merkezler sayesinde KOBİ'lere eğitim, bilgiye erişim, verimlilik ve rekabet güçlerini artırma konusunda stratejik destek sağlanıyor. 700 KOBİ'ye ulaşıldı ve proje hedefi olan iş kümelerinde yer alacak KOBİ'lerin verimliliklerinde ve benzer ölçümlerinde % 20 oranında artış sağlandı.

Oluşturulan iş kümelerine, çeşitli hibe programlarından faydalanmaları için gerekli teknik destek sağlandı.

22.01.2013 tarihinde tamamlanan proje ile ulaşılan diğer önemli sonuçlar:

Kümelenme konusunda pratik bilgi ve deneyime sahip olan ve küresel ağlar içinde yer alan Kümelenme Bilgi Merkezleri ile gerek proje illerinde gerekse gelecekte ülke genelinde yaygın olarak çalışabilecek bir model oluşturuldu.

KOBİ'lerin, kümelerin ve destek kurumların internet üzerinden değişik sektör ve alanlarda ihtiyaç duydukları bilgileri edinme ve paylaşımlarını kolaylaştıracak güncel Bilgi Yönetim Sistemi devreye girdi. KOBİ'lerin uluslararası pazarlara açılımlarını da destekleyecek olan bu sistem küresel pazarların daha kolay takip edilmesini sağlıyor.

20 sektör bazlı küme Ulusal Kıyaslama Sistemine katıldı. Bu sayede kümelerin gelişimleri ve değişimleri değerlendiriliyor.

İhracatta öncelikli sektörler için kümelenmeye dayalı işbirliği stratejisi ve iş kümelerine yönelik stratejik yol haritaları geliştirildi.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 312 204 75 005
www.ekonomi.gov.tr


Güneydoğu Anadolu Bölgesinde "Özellikli Gıda Kümelerinin" Etkinleştirilmesi Projesi

Güneydoğu Anadolu'da bölgesel markalaşma gıda sektöründen başlıyor! Tadı damakta kalan bölgeye özel lezzetler geliştiriliyor, markalaşıyor, pazarlanıyor!

Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin avantajlı bölgelerinin başında geliyor. Su ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları açısından zengin bir bölge olan Güneydoğu; halâ bakir, verimli topraklara ve bu topraklarda ürün yetişmesi için gerekli iklim koşullarına sahip; aynı zamanda sadece Türkiye'nin değil, dünyanın kabul ettiği nice zengin kültür mirasını da topraklarında barındırıyor.

Ancak bu avantajlarına rağmen Güneydoğu Anadolu Bölgesi, bölgesel rekabet açısından geride kalmış durumdaydı. Bu problemi çözmek için bölgeye büyük çaplı yatırımlar yapıldı. 2002 yılından bu yana uygulanan farklı projeler, geliştirilen stratejiler de artık meyvelerini vermeye başladı. Bu projelerden biri olan GAP Girişimci Destekleme ve Yönlendirme Merkezleri projesi çerçevesinde, rekabetçiliği daha üst seviyeye taşımak için rekabet gündemi oluşturuldu. Rekabet gündemi de, bu bölgede uygulanan ve olumlu yanıt alınan farklılaşma stratejisini ortaya koydu.

Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki özellikli Gıda Kümesine yaklaşık 3 milyon 800 bin avro destek!

Farklılaşma stratejisi sayesinde, bölgeye özgü pek çok ürün veya hizmet kendi sektörleri içindeki benzerlerinden ayrıştırılıyor ve birer marka haline getiriliyor. Bu strateji doğrultusunda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında "Güneydoğu Anadolu Özellikli Gıda Kümesi" projesi, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından hayata geçiriliyor. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen yaklaşık 3 milyon 800 bin avroluk proje ile bölgeye özgü gıda ürünlerinin portföyü geliştiriliyor, bölgesel markalaşma sağlanıyor ve halihazırda var olan gıda kümeleri aktif hale getiriliyor.

Bölgeye özgü aroması, tadı, görünümü ve/veya dokusu olan gıdalara verilen isimdir. Özellikli bir gıdanın kültürel miras ile bağlantısı olması gerekmektedir.

"Özellikli Gıda Kümesi" projesi ile öncelikle yerel işletmeler, rekabet içinde yer alabilmeleri için gerekli olan ürün geliştirme beceri ve yeteneklerini kuvvetlendiriyor . Bunun yanı sıra özellikli ürünlere özel paketleme sağlanırken, ürün markalaşması ve bölgesel markalaşmanın önü açılıyor.

Özellikli gıda ürünlerinin pazarlanması, alışılmış gıda ürünlerinin pazarlamasından farklılık gösteriyor; bazı ürünlerin özel paketlenmesi, ve daha farklı bir şekilde alıcısına ulaştırılması gerekiyor. Ancak genelde yerel işletmeler, ulusal ve uluslararası pazarlara erişimi kısıtlı olduğu için ürünlerini markasız bir şekilde toptancılara satmak zorunda kalıyorlar. Bir de ürünün hangi bölgede üretildiği önem taşıyor yani bölgesel markalaşma,  başarının anahtarlarından biri haline geliyor. Ancak bölgesel markalaşma olabilmesi için yerel işletmelerin birlikte hareket etmesi gerekiyor.

Güneydoğu Anadolu'da özellikli gıda portföyü hazırlanıyor, numuneler üretiliyor

İşte yukarıda sayılan problemlere çözüm üretmek üzere geliştirilen proje ile öncelikli olarak pazarlama kanalları ve fiyat analizleri yapılarak bölgedeki özellikli gıdaların bir portföyü hazırlanıyor. Hazırlanan listeden numuneler üretilip en az beş tanesi seçilerek, üretimi ve gerçek pazarda ticareti konusunda destek sağlanıyor. Bu ürünlerin kümelenmesi için gerekli olan yönetim yapısı kurularak özellikli gıda ürünlerinin paketlenmesi, markalaşması, belli markalar ile pazara sunulması için bir sistem oluşturuluyor.

Projeden beklenen diğer sonuçlar:

Yerel tatların tanıtımına da yer veren Güneydoğu Anadolu Özellikli Gıda Kümesi projesi kapsamında KOBİ'lerin bu kümeleme içine alınarak, ulusal, uluslararası ve sektörler ve paydaşlar arası ağ kurulması planlanıyor.  

Bölgedeki özellikli gıda potansiyelinin katma değer yaratılarak yeni pazarlarla ve alıcılarla buluşması yönünde önemli bir yere sahip olan kümeleme projesi ile KOBİ'lerin ve bölge ekonomisinin gelişimine katkı sağlanması hedefleniyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 414 317 20 00
www.gap.gov.tr


Maraş Biberi Kümelenme Projesi

Maraş Biberi Dünya Markası Oluyor

Türkiye'de yetiştirilen kırmızı biberin yaklaşık yüzde 20'si, nihai ürün olarak ise yaklaşık yüzde 60‘ı Kahramanmaraş'tan tüketiciye arz ediliyor. Maraş Biberi rengi, aroması ve acılık oranıyla pul, ipek ve toz biber olarak tüm dünyada beğenilen ve aranan bir ürün olma özelliği taşıyor. 2002 yılında, Coğrafi İşaret Tescil Belgesi alan Maraş Biberinin, hem iç hem de dış piyasada hak ettiği değeri kazanması ve üreticilerin dünya standartlarını yakalaması için, Kahramanmaraş İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Maraş Biberi İş Kümesi projesini hayata geçiriyor.

Proje ile ürünün kullanıcıya ulaştırılması sürecinde işlemeden paketlemeye birçok adıma entegre edilecek yenilikçi ve teknolojik uygulamalarla gerek üretici gerekse işletmelerin verimlilik ve rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. Bu amaçla, ilde faaliyet gösteren biber işleme KOBİ'lerini kapsayacak bir iş kümesi oluşturuluyor.

Birlikten Rekabet Gücü Doğuyor

Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çatısı altında hayata geçirilen proje kapsamında iş kümesinde biber işletmelerine yönelik kapasite geliştirme çalışmaları gerçekleştirilirken bu işletmeler aynı zamanda birbirleriyle işbirliği yapmaya teşvik ediliyor. Birlikte çalışmanın sonucu olarak küme üyesi her işletmenin, üretim maliyetlerini düşürüp pazarlamada avantaj elde ederek rekabet gücünü artırması hedefleniyor.

Aynı zamanda iş kümesi bünyesinde KOBİ'lerin ortak kullanabileceği paketleme ünitesi kurularak KOBİ'lerin teknolojiye erişim sorunlarına çözüm bulunuyor. Küme faaliyetlerinin yürütüleceği bu merkez için gerekli makine ve ekipman alımı toplam bütçesi 2.6 milyon Avro olan proje kapsamında gerçekleştiriliyor.

Proje faaliyetlerinden bazıları:

Maraş Biberi İş Kümesi oluşturuluyor.

Maraş biberini üreten, işleyen ve pazarlayan KOBİ'ler arasında işbirliği geliştiriliyor.

KOBİ'lerin ortak kullanımına yönelik modern paketleme tesisi kuruluyor.

İşletmelerin ürünlerinin son teknolojilerle analiz ettirebileceği gıda laboratuvarı kuruluyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 344 231 32 12
http://kahramanmaras.tarim.gov.tr


ORTAK KULLANIM ATÖLYESİ VE ÜRETİM TESİSİ PROJELERİ

İmalat sektöründe yer alan birçok işletmenin kendi imkanlarıyla elde edemeyeceği teknik altyapı ve ekipmandan faydalanabileceği atölye ve tesisler kuruyoruz.

Küçük Sanayicilerin Büyük Ortaklığı Projesi

Tokat'ta Yüzlerce Küçük Sanayici Büyük Bir Ortaklık Çerçevesinde Birleşiyor!

Evliya Çelebi'nin ‘alimler ve şairler şehri' diye övdüğü Tokat'ın tarihinde küçük esnaf her zaman önemli bir role sahip oldu. Günümüzde ilde 1100 civarında küçük ölçekli imalat yapan esnaf ve 1000'e yakın da otomobil tamircisi bulunuyor. Ağırlıkla makine  ve mobilya (ahşap) sektörünün bulunduğu ilde üretimin neredeyse hepsi yerel pazar için yapılıyor. Bu işletmelerin rekabet gücünün çok düşük olması çoğu zaman gelen talebin karşılanamaması sonucunu doğuruyor.  Profesyonel ve modern işletme tekniklerinin kullanılmaması, işletme sermayesinin ve makinelerin yetersizliği, vasıflı işgücü eksikliği gibi nedenler de buna ilave edilince ister istemez işletmelerin verdikleri hizmetin ve üretilen malın da kalitesi düşüyor. Kaçınılmaz olarak küçük işletmelerin pazar payı azalıyor.

Çözüm: Küçük Sanayicilerin Büyük Ortaklığı Projesi!

Tüm bu olumsuzluklardan en çok etkilenen küçük ölçekli mobilya ve makine sektörü ile otomobil tamircilerinin sorunlarını gidermek, için "Küçük Sanayicilerin Büyük Ortaklığı" projesi geliştirildi.

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen proje ile bir ortak kullanım tesisi kuruluyor. Bu tesisin içinde mobilya ve makine atölyeleri, metal analiz laboratuvarı ile oto arıza tespit sistemi olacak. Oto arıza tespit sistemi ayrıca mobil olarak da yapılandırılarak kullanıma sunuluyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde yürütülen projede bir de eğitim merkezi açılacak. Aynı anda 25 kişiye birden eğitim verilmesini sağlayacak bu merkez özellikle bilgisayarlı teknik eğitimlerin verilmesinde önemli rol oynayacak.

Mali büyüklüğü yaklaşık 10 milyon avro olan "Küçük Sanayicilerin Büyük Ortaklığı" projesi, hedef kitlesi içinde yer alan küçük esnafın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde iş geliştirme hizmeti de sunacak. Esnaf iş planlaması konusunda desteklenirken, en az 250 kişinin de çeşitli program veya seminerlerle eğitilmesi hedefleniyor. Rol model programı altında seçilen 10 işletme uzun vadeli iş geliştirme hizmeti alırken, seminer programıyla geleceğin akımları ve sektörlerindeki gelişmeleri daha iyi özümseyecekler. İnsan kaynağı gelişimi konularında da en az 40 personelin eğitim alması planlanıyor.

Küçük esnafın makine parklarındaki tüm eksikleri ortak kullanım atölyelerinde tamamlanıyor!

Proje ile küçük esnaf düşük maliyetli, hızlı, verimli ve kaliteli üretim yaparak rekabet gücünü artırıyor.

Proje ile küçük esnafın kendi işletmesinde sahip olduğu makine parklarındaki eksiklikler, ortak kullanım tesisinde sağlanan makinalarla tamamlanıyor. Esnaf kendi hammaddesini getirerek burada birbirinden farklı 18 makinayı ihtiyacına göre kullanıyor, kesimini tamamladıktan sonra imalatını ve montajını kendi atölyesinde bitiriyor.

Mobilya atölyesindeki makinalar ve ekipman sayesinde farklı tipte mobilyalar (çocuk odası, mutfak, yatak odası vb.) ve kapı, pencere gibi doğramalar işleniyor. Atölyede ayrıca 4 farklı makinenin olduğu bir boyama ünitesi de bulunuyor.

KOBİ'ler Tokat'ta birbirinden farklı 37 makine üretiyor ve pazara sunuyor. Ortak kullanım tesisindeki makine atölyesinde başta tarım sektörüne yönelik üretilen makineler olmak üzere metal işleme ve kesim işlemleri yapılıyor.

Metal analiz laboratuvarında ise makine imalatçılarının ihtiyaç duydukları analizler ve testler hızlı bir şekilde düşük maliyetle gerçekleşiyor.

Bunlara ek olarak proje kapsamında ortak kullanım tesisinin hedef kitlesinin ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmesi için 50 küçük işletme üzerinde tanısal analiz gerçekleştiriliyor. Bu çalışma sonucundan çıkacak verilerle iş planı geliştirme ve hizmetlerin sağlanması konularında el kitapları çıkartılıyor. Pazarlamadan fiyatlandırmaya, insan kaynakları planlamasından maliyete kadar çeşitli konuları kapsayan el kitapları, atölyelerden laboratuvara, oto arıza tespit sistemlerinden eğitim merkezine kadar her servis birimi için oluşturuluyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 356 214 13 99 
www.tokatokt.org


Arım Balım Peteğim Projesi

Karadeniz Balı "Arım Balım Peteğim" Projesi İle Türkiye'yi Bal İhracatında İlk Sıralara Taşımayı Hedefliyor!

Türkiye, yıllık 94 bin ton bal üretimiyle Çin'in ardından dünyanın en önemli ikinci bal üreticisi konumunda. Öte yandan dünya bal ihracatı listesinde 18. sırada yer alıyor. Türkiye, kovan başına üretilen bal ile verimlilik açısından da dünya ortalamasının çok altında kalıyor. Dolayısıyla ciddi bir ekonomik potansiyel olan bal üretiminin tam kapasiteyle ve standartlara uygun kullanılmadığı dikkat çekiyor.

Bal Deyip Geçme!

Türkiye'de başta Karadeniz olmak üzere, arıcılığa uygun iklimi, bal verimi yüksek ve çeşitliliği fazla bitki örtüsüne sahip bir çok bölge yer alıyor. Arıcılığın özellikle gelir seviyesi düşük, orman içi veya orman kenarlarında yer alan kırsal kesimlere uygun bir geçim kaynağı olduğu da düşünüldüğünde, gerek istihdam gerekse ekonomik açıdan önemi daha iyi anlaşılıyor. Aslında bu verimli kaynağı sektör için ciddi bir ekonomik kazanca dönüştürmek sanıldığı kadar zor değil, ancak mali açıdan külfeti yüksek.

Rekabetçi Sektörler Programı Devrede: Bal Üreticisine 10 Milyon Avroluk Yatırım Yolda!

İşte bu noktada Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Ordu Arıcılık Araştırma İstasyonu Müdürlüğü bölge bal üretimi ve ihracatına yeni bir yön çizecek büyük kapsamlı bir projeye imza attı. Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında desteklenen projeyle Türkiye'nin bal üretiminde önemli bir aktör olan Ordu'da üretim, depolama ve pazarlama için yenilikçi bir yaklaşımla teknoloji temelli büyük bir tesis kuruluyor. Bu tesisten ülke genelindeki tüm sektör temsilcileri yararlanabilecek.

Proje Sektördeki Hangi Sorunları Çözecek?

Arı ürünleri ihracatı için olmazsa olmaz "kalite belgesi" veriliyor: Proje kapsamında uluslararası akreditasyona sahip Test ve Analiz Laboratuvarları kuruluyor. Hijyen ve kalite standartlarını sağlayan bal ve bal ürünleri için uluslararası geçerliliği olan kalite belgesi veriliyor. Kalitesi tescillenmiş bölge ürünlerinin hem yurt içi hem yurt dışı piyasalara pazarlanması ve pazar paylarının artırılması için strateji geliştirme çalışmaları yapılıyor.

AR-GE çalışmaları başlatılıyor: Proje kapsamında kurulan işleme ve analiz merkezi aracılığıyla üretim teknikleri, bal analiz metotları, ürün çeşitlendirmeleri ve kovan başına bal verimliliğin artırılması gibi konularda araştırma ve geliştirme çalışmaları yürütülüyor.

Arı ürünleri için işleme, paketleme ve geçici depolama tesisi inşa ediliyor: Arı ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tüketim talebine uygun çeşitli paketlemelerin yapılması sağlanıyor. Bu sayede ürünlerin pazar payları artacak.

6 ilde Danışma ve Temas Noktaları kuruluyor: Giresun, Rize, Trabzon, Sinop, Samsun ve Ordu'daki temas noktaları sayesinde, KOBİ'ler hem sorunlarına daha kolay cevap alabiliyor hem de kendi imkanlarıyla elde edemeyecekleri fırsatlara daha çabuk ulaşabiliyor.

Bütçesi yaklaşık 10 Milyon Avro olan Arım Balım Peteğim Projesi, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çatısı altında hayata geçiriliyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 452 256 23 41 
http://arastirma.tarim.gov.tr/aricilik


Bayburt Doğal Taş Projesi

Bayburt Dünyanın En Önemli Doğal Taş Rezervlerine Sahip Bölgelerinden Biri

Yumuşak yapısı sayesinde kolay işlenebilen, ses ve ısı yalıtımına uygun doğal taş rezervi 200 milyon metreküpü bulan Bayburt, dünyanın bu açıdan sayılı bölgeleri arasında yer alıyor.

Bayburt'ta bulunan çeşitli nitelikteki doğal taşların başında tüf diye adlandırılan yumuşak taşlar, mermer, granit ve traverten geliyor. "Bayburt Taşı" olarak bilinen ve özellikle inşaat sektöründe kullanılan Bayburt tüf ve tüfitleri, kent ekonomisinde büyük bir öneme sahip.

Yaklaşık 10 milyon yılda oluştuğu söylenen Bayburt taşı, piyasaya sürülürken üretimde yüzde 60'a yakın fire oluşuyor. Bu önemli hammadde kaybının önüne geçebilmek için teknolojik altyapıya ve kalifiye elemana sahip, verimliliği yüksek doğal taş işletmelerine ihtiyaç duyuluyor. Bu amaçla hazırlanan Bayburt Doğal Taş Üretim ve Pazarlama Merkezi Projesi, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yaklaşık 9.3 milyon Avro bütçe ile hayata geçiriliyor.

Pazarlamanin Gücü, Rekabet Gücüne Dönüşüyor

Bölgede doğal taş arama ve işleme ruhsatı almış 412 taş ocağı bulunuyor. Proje kapsamında oluşturulacak 10 bin m2 kapalı alana sahip merkezdeki ileri teknoloji makineler, bölgede doğal taş üretimi yapan işletmelerin hizmetine sunuluyor. Bunların yanı sıra taş ocağı işletmelerinin önemli bir ihtiyacı olan fizibilite aşamasında kullanılan ekipmanların da yeni Merkezde yer alması planlanıyor.

Projenin bir diğer ayağını da işletmelerin pazarlama ve idari yapılarının iyileştirilmesine yönelik eğitim ve kapasite geliştirme çalışmaları oluşturuyor. Özel danışmanlık firmaları tarafından yürütülen bu çalışmalarla, dileyen işletmelere, daha rekabetçi olma yolunda gerekli sektörel destek sunuluyor.

Bayburt İl Özel İdaresi, Bayburt Ticaret ve Sanayi Odası, Bayburt Belediyesi, Bayburt 21 Şubat Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi, Bayburt Mermerciler Derneği ve Bayburt Ziraat Odası ortaklığında gerçekleştirilen proje aracılığıyla doğal taş ocak ve atölye işletmelerinin rekabet ve pazarlama güçlerinin artırılması hedefleniyor. Böylece işletmelerin hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda daha fazla yer almalarına destek olunuyor.

DETAYLI BİLGİ:

+90 458 211 72 84/4000
www.bayburtdogaltas.com.tr


Mobilya Üretiminin ve Teknolojisinin Altyapısını Güçlendirme Projesi (MOBİTEK)

Türk mobilya sektörünün kalbi olan Kayseri, MOBİTEK Projesi ile 2020'li yıllara imza atmaya hazırlanıyor!

Türkiye'deki en köklü sektörlerin başında "mobilya" geliyor. Özellikle son 15 yılda bu sektör en hızlı büyüyen ve gelişen sektör olma özelliğini gösterdi. Çok bilinen ulusal ve uluslararası mobilya markalarına ev sahipliği yapan Kayseri, yurt içinde satılan mobilyanın en az yüzde 40'ını, tüm Türkiye'den ihraç edilen mobilyanın ise yüzde 35'ini üretiyor. Kayseri, mobilyacılık sektöründe yarattığı istihdam, gerçekleştirdiği üretim ve ihracatıyla tam bir "mobilya kenti".

Ancak Kayseri gerçek kapasitesinin altında çalışıyor. Özellikle KOBİ'ler seri üretimde zorlandıkları için büyük ölçekli işleri alamıyor. Sektördeki sorun bununla da sınırlı değil. Her ne kadar dünyada panel mobilya kullanımı çok yaygın olsa da, masif mobilya talebinin de yüksek olduğunu söylemek mümkün. Masif mobilya ise daha gelişmiş makinaların kullanımı, kalitenin standart hale gelmesi ve daha çok emek ve dolayısıyla kâr marjının artması, anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, gelişmiş makina parkı yoksa, KOBİ'lerin rekabet etme kapasitesi de ciddi anlamda düşüyor ve hatta pek çok küçük ölçekli işletmeler için rekabet etmek imkansız hale geliyor.

KOBİ'lere destek Rekabetçi Sektörler Programından geldi

Orta Anadolu Kalkınma Birliği öncülüğünde hazırlanan "Mobilya Üretim Altyapısını Güçlendirme Projesi" (MOBİTEK), proje ortakları olan Erciyes Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi, Mobilyacılar Odası ve Kocasinan Belediyesiyle birlikte hayata geçiriliyor. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti  tarafından finanse edilen yaklaşık 9,5 Milyon  Avroluk proje, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde gerçekleştiriliyor.

KOBİ'lerin kendi geliştirdiği tasarımlarını, ürüne dönüştürmede gerekli olan üretim desteği ile iş geliştirme hizmetleri alanındaki boşluk bu proje tarafından dolduruluyor. Amacı mobilya sektöründeki rekabetçiliği, KOBİ'lerin üretkenliğini, verimliliğini, pazarlama kabiliyetlerini, ürün geliştirme kapasitelerini artırmak olan proje, Kayseri'de mobilyacılık sektörünün farklı aşamalarında çalışan 1500'ün üzerindeki KOBİ'ye hizmet vermeyi hedefliyor.

Kurulacak olan "ortak kullanım tesisi" ile seri üretim kolaylaşacak, maliyetler düşecek

Kayseri'deki KOBİ'ler genelde kapasitelerini panel mobilya üretiminde kullanıyorlar. Masif mobilya üretimine zahmetli, pahalı olması ve ciddi yatırım gerektirdiği için giremiyorlar. Ancak talep yüksek olmasına rağmen Türkiye'de masif mobilya üretimi yapan işletme sayısı sınırlı. Sermayeleri yetse bu kez de işletmelerin ayakta kalabilmesi için pazarlama ve dış ticaret başta olmak üzere çok çeşitli eğitim ve yönlendirmelere ihtiyaçları oluyor.

Ortak kullanım tesisi hangi hizmetleri sunacak?

Ortak kullanım tesisi KOBİ'lerin iki önemli ihtiyacına cevap verecek. Bunlardan ilki üretim: Tesiste dev mobilya şirketlerinin kullandığı makina parkı olacak.  Kurulacak olan bu tesiste, mobilya üretiminde gerekli olan her türlü teknolojik yeniliğe sahip makinalar ihtiyacı olan KOBİ'lerle buluşacak.

MOBİTEK kapasitesini bitmiş ürün üretimi için kullanmayacak!

MOBİTEK ham maddeyi işleyip, "yarı işlenmiş" masif ağaçtan yapılmış mobilya üretiminin gerçekleştirilmesinde kolaylık sağlayacak. Son ürün ise KOBİ'lerin kendi imalat birimlerinden  çıkacak. Bu prensip sayesinde kapasitesi zaman içinde artan KOBİ'ler daha fazla istihdam yaratmış olacaklar.

Tesisin diğer bir önemli hizmet ise "iş geliştirme" süreçleri bakımından kendini gösterecek. Özellikle tesiste yerel mobilya üreticilerine pazarlama ve dış ticaret eğitim imkanı sunulacak. MOBİTEK'in içindeki sosyal, teknik, üretim, depolama, bilişim ve iletişim teknolojileri gibi birimlerden KOBİ'lere verilecek destek aynı zamanda tesisin kurumsal alt yapısının gelişmesini ve sürdürülebilir olmasını sağlayacak. Proje Kayseri mobilya sektörünün 2023 hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunacak.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 352 231 99 97
www.orakab.gov.tr/


Endüstriyel Orman Ürünleri İçin Ortak Kullanım İşleme Tesisi Projesi 

Kastamonu'da ekonominin şekli değişiyor ! Orman ürünleri imalat sektörü teknolojiye dayalı ekonomi ile büyüyor

Kastamonu, tarihi ve turistik değerlerinin yanı sıra ilin yüzde 70'ini kaplayan ormanlarıyla da adından söz ettiriyor. Geleneksel bir zanaat olarak ortaya çıkan ağaç işleri, kent kültürü içerisinde önemli bir yere sahip. 700'e yakın küçük ve orta ölçekli işletmenin ağaç işlerinden ekmeğini çıkartması da bunun bir kanıtı. Ancak gelişen ve değişen ekonomik şartlar, tüketicinin istekleri ve teknolojik gelişim pek çok bölge gibi Kastamonu ilinin de gelişiminietkiliyor.

Potansiyeli yüksek olan Kastamonu "sorunu" da "çözümü" de ortaya koyuyor

Kastamonu'da yıllık ortalama 1 milyon 200 bin metreküp orman ürünü üretiliyorAncak bu süreç ilerlerken pek çok olumsuzluk ortaya çıkıyor. Örneğin kereste açık arttırmayla toptancıya, toptancıdan da yeniden üreticiye satılıyor. Mobilya ürünlerinin imalatı için gerekli hammadde ya yurtdışından ya da Türkiye'deki başka bir ilden sağlanıyor. Bu da maliyetlerin daha da artması demek. Örneğin masif panel ve ahşap lamine üretiminin olmaması sektörde büyük sıkıntı yaratıyor. Bunların dışında, yerelde üretilen ürünlerin katma değeri az, tek düze ürünler olarak kendini gösteriyor.

Yerel KOBİ'lerin büyük bölümü 60 metrekarelik tek bir işleme birimine sahip. 90 kadar işletme sadece yuvarlak ağacı doğrayıp yapı kerestesi üretiyor. Teknolojiyi takip edebilmek, yeni pazarlara açılmak, yeni şeyler üretmek ise KOBİ'lerin mutlak hedeflerinden olmasına rağmen sınırlı bütçeleri buna izin vermiyor.

Yaklaşık 10 Milyon Avro destek ile Orman Ürünleri Ortak İşletme Tesisi Projesi devrede

Kastamonu Ticaret Borsası sektördeki KOBİ'lerin var olan becerilerinin gelişimine katkı sağlamak ve daha geniş bir tüketici pazarında söz sahibi olabilmek için bir proje geliştirdi. Kastamonu'daki orman ürünleri imalat sektörünü ileriye götürmek üzere kurgulanan proje hizmet sürecinin tümünü tek bir çatı altında toplayacak.

Ortak kullanıma açık olan ve gerekli tüm araç, makine alanlarının, bilişim ve iletişimde son  teknolojileri barındıran, bilgi ve danışma ofislerinin de yer alacağı tesis, verimliliğe dayalı üretim ile yerel ekonominin dönüşümüne katkı sağlayacak.

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti  tarafından finanse edilen yaklaşık 10 Milyon  Avroluk Endüstriyel Orman Ürünleri İçin Ortak Kullanım İşleme Tesisi Kurulması Projesi", Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde gerçekleştiriliyor.

Ortak kullanım tesisi KOBİ'ler tarafından verilecek siparişler üzerinden işleyecek. Parasını ödeyerek siparişini veren işletmelere doğrudan hammadde temini, masif ve lamine ahşap malzemelerin birinci sınıf yarı-mamullerini üretilmesi, yarı mamul ürünler üzerindeki teknik işlemlerin yapılması gibi hizmetler sunulacak. Örneğin; fırınlanmış kereste, kapı pencere doğramaları, lamine masif parke; lambri döşeme; bina dış ahşap kaplama; masif mobilya ve eskitme mobilya  yarı mamulleri; iskele; kamelya; veranda; havuz kenarı ahşap ve zemin döşemeleri; sauna imalatı; tomruk ev; ahşap ev; ahşap el oymacılığı yarı mamülü; çocuk ahşap oyuncak yarı mamulleri gibi üretim alanlarının desteklenmesi hedefleniyor.

Aynı zamanda KOBİ'lere her türlü yeni üretim yöntemi, teknik çizim gibi alanlarda danışmanlık desteği verilmesinin yanı sıra, çalışanlar da işletme sermayesi yönetimi, ürünlerin çeşitlendirilmesi, rekabet edebilme konularında eğitim alacaklar.

Projenin tamamlanmasının ardından mobilya üreticilerinin tesisten yararlanarak üretim giderlerini ortalama yüzde 10-20 arasında  düşürmesi de yine hedefler arasında yer alıyor. Böylelikle, işletmelerin rekabet edebilirlik seviyeleri yükseltilirken, istihdam arttırılacak ve şehrin sosyo-ekonomik gelişimine de katkı sağlanacak.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 366 214 44 40
www.kastamonutb.org.tr


Antakya Mobilyacılığını Geliştirme Projesi (Hand Made in Hatay)

Hatay'ın El Yapımı Klasik Mobilyaları

Türkiye'deki mobilyacılık sektörü, diğer sektörlere göre hem daha eski hem de devamlılık gösteren iş kollarının başında geliyor. Dünya sıralamasında 16. olan Türkiye, buna rağmen mobilya ihracatı yapan ülkeler arasında 21. sırada yer alıyor*. 10 yıl içinde Türkiye, dünya mobilya üreticileri arasında ilk 10'da yer almayı hedefliyor.

Tarihi, kültürü ve mutfağıyla tanıdığımız Hatay el yapımı klasik mobilyacılık üretiminde yüzyıllardır önemli bir yere sahip olmasıyla da dikkat çekiyor. 1500 mobilya üreticisi KOBİ ve 6 bin çalışanının imzası bulunan Hatay'dan çıkma el yapımı klasik mobilya, Türkiye ve komşu ülkelerde rağbet görmeye devam ediyor. Ancak Hatay mobilyacılık sektöründe temel üç sorunla karşı karşıya: markalaşma, tasarım ve AR-GE yatırımı.

"Hand Made in Hatay" Projesi Markalaşma Yolunda Önemli Bir Adım

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, KOBİ ağırlıklı olarak yürütülen bu sektörün üretim kalite ve kapasitesini geliştirmek, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü arttırmak, markalaşmayı ve yeni tasarımların geliştirilmesini sağlamak için Rekabetçi Sektörler Programından yararlanarak önemli bir proje geliştirdi.

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, Hatay Büyükşehir Belediyesi, Küçük Sanayi Sitesi, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve Antakya Marangozlar ve Hızarcılar Odası ortaklığında hayata geçirilen Antakya Mobilyacılığının Geliştirilmesi Projesi (kısa adıyla Hand Made in Hatay Projesi) Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği 7.3 Milyon Avro bütçeyle ortak finanse ediyor.

Hatay'da Kurulacak Ortak Üretim Tesisi Tüm KOBİ'lere Açık

Proje kapsamında kurulan ortak mobilya üretim tesisi, el yapımı mobilya üreticilerine ileri teknoloji makina ve üretim ekipmanları kullanarak üretimlerini geliştirme ve bir çok teknik ve idari alanda eğitim alma fırsatı sunuyor. Bu tesisin hayata geçmesiyle mobilya sektöründeki KOBİ'ler kaliteli üretim standardını yakalayarak rekabet gücünü artırıyor.

Tesisin içinde yer alacak Eğitim Merkezi KOBİ'lerin kurumsal ve işlevsel kapasitelerini geliştirmek, iyileştirmek ve desteklemek için danışmanlık ve eğitim hizmeti de veriyor. Klasik mobilya üreticilerinin markalaşmalarına destek olacak bu merkezle aynı zamanda hem ulusal hem de uluslararası düzeyde tanıtım faaliyetleri gerçekleştirerek KOBİ'lerin iş hacminin artmasına da katkı sağlanması hedefleniyor. Bu çalışmalarla, hatırı sayılır büyüklükteki klasik mobilya pazarına sahip birçok Ortadoğu ülkesindeki yatırımcının bölgeye çekilmesi planlanıyor.

Kurulacak olan tesis aracılığıyla mobilya sektörünün iş hacmi genişlerken aynı zamanda tedarik ve nakliye gibi ilgili sektörlerin de ticari faaliyetlerinde artış olması bekleniyor. Mobilyacılık Ortak Üretim Tesisi hizmet vermeye başladığında, mobilya üreten KOBİ'ler, nakliyeciler, ihracatçılar ve orman tabanlı sanayi sektörü gibi birçok sektörde yer alan işletmeler için yeni iş fırsatları doğması da bekleniyor. Böylece Hatay halkı için istihdam olanakları artarak, bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlanıyor.

* TOBB 2012 Mobilya Sektörü Araştırması

DETAYLI BİLGİ: 
+90 326 216 68 00
www.antakyatso.org.tr


Amasya'da Mobilya ve Otomotiv Sektörü için Ortak Kullanım Tesisi Projesi

Tarih, turizm ve misket elmasıyla meşhur Amasya, ahşap, el yapımı mobilya ve otomotiv sektörüyle atağa hazırlanıyor.

Amasya'da yaklaşık 400 işletme ahşap, ahşap ürünleri, mobilya ve otomotiv sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Bu sektörler doğru teknoloji kullanılarak kendini yenileyen, sürekli değişen ve gelişen sektörlerin başında geliyor. Diğer bir deyişle güncel teknolojiyi takip edememek, sürdürülebilir kalite standartlarını yakalayamamak, iş hacmini, kârlılığı ve istihdam artışını sağlayamamak ileride bu sektörlerin çıkmaza girmesine neden olacak. KOBİ'ler de bu problemin farkında ancak bunu çözebilecek sermaye birikimine tek başlarına sahip değiller.

Rekabetçi Sektörler Programı devrede, yaklaşık 5,5 Milyon Avroluk yatırım yolda

Gerek otomotiv, gerekse ahşap ve ahşap ürünleri ile mobilya sektörlerinde mal ve hizmet üretimi gerçekleştiren KOBİ'ler için öncelikli hedef, yeni teknolojilere hızla ulaşıp, bir an önce üretime geçebilmek. Bu ihtiyacı karşılamak için Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı devreye girdi.

Amasya Esnaf ve Sanatkâr Odası Birliği öncülüğünde Amasya Valiliği, Amasya Ticaret ve Sanayi Odası, S.S. Amasya Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi bir araya gelerek Amasya Mobilya ve Otomotiv Sektöründe Ortak Kullanım Tesisi ve Küçük İşletmelere Danışmanlık Hizmeti Merkezi Kurulması Projesini  (AKÜDGEM) oluşturdu.  Bu proje çerçevesinde, bölgeye yaklaşık 5,5 Milyon Avroluk yatırım yapılıyor.

Ortak kullanım tesisinin Amasya'ya ve sektöre katkıları ne olacak?

Amasya Küçük Sanayi Sitesi'nde sektördeki tüm KOBİ'lerin kullanımına açık bir ortak kullanım tesisi yapılıyor. Bu tesis bölgedeki ortaklık kültürü ve girişimcilik ruhunun da geliştirilmesine katkı sağlayacak. Tesiste hem son teknolojiye sahip otomotiv arıza tespit ve onarım/bakım cihazları, hem de tasarımdan üretime tüm ağaç işlerinin yapılabileceği atölyeler bulunacak. Tesis aynı zamanda eğitim merkezi olarak da hizmet verecek.

Tesis, son teknolojiyi barındırmasının yanı sıra,  üretim sırasında KOBİ'lerin zorluk çektiği konular için çözüm bulunmasına da katkı sağlayacak. Bu sorunların başında ham madde yetersizliği geliyor. Üretimde gerekli olan bazı malzeme ve parçaların il dışından temini üreticiye ek maliyet olarak dönüyor. Bu tesis sayesinde hammadde tedariki ve ürün pazarlama konusunda ortak hareket edebilme gücü de sağlanacak. Sürekli danışmanlık ve eğitim hizmetlerinin verilecek olması, işletmelerin üretim yöntemlerini geliştirmesine, tasarım çeşitliliğine, kurumsallaşmaya, markalaşmaya, üretimin kalitesinden, istihdamın artmasına kadar çok ciddi katkılar verecek.

Ürün çeşitliliği % 25-30 oranında artırılacak

Ağaç işlerindeki geleneksel üretim süreci, ürün çeşitliliğine pek fırsat vermediği gibi müşterilerin taleplerine de yanıt vermekte zorlanıyor. Hizmet merkezinde temel mobilya tasarımları, bilgisayar destekli çizimlere dönüştürülecek, böylece elle yapılan çizimler bilgisayar ortamına taşınarak, kalite standartlarının korunması sağlanacak. Bunun dışında farklı renk seçenekleri ve tasarımlar üzerinde oynama yapılarak çeşitliliğin yüzde 25-30 civarında artması planlanıyor.

Tüm işletmelere eşit yaklaşım prensibiyle hareket edecek olan ortak kullanım tesisi, herkese aynı fiyat politikası uygulayacak. Haksız rekabet ortadan kalkarken, tesis kullanımı sırasında belirlenecek rotasyon sayesinde tüm işletmelerin tesisi  kullanımı için eşit fırsat sağlanacak. 

DETAYLI BİLGİ: 
+90 358 218 43 44
www.amasyaesob.org.tr


Orta Karadeniz Bölgesinin Rekabetçiliğinin Artırılması Projesi

Orta Karadeniz Bölgesi atağa kalkıyor!

Bölgesel rekabetin artırılması için Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, kapasitesini en üst seviyeye çekiyor.

Amazonlardan Romalılara, Araplardan Helenlere kadar sayısız toplumun yaşadığı Orta Karadeniz sadece tarih, kültür ve turizm kaynakları ile değil aynı zamanda içinde barındırdığı sanayi potansiyeli açısından da güçlü bölgeler arasında yerini alıyor. Var olan bu potansiyeli harekete geçirmek, bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla 2008 yılında kurulan Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) kapasitesini daha da artırmak için harekete geçiyor.

Ajans, "Orta Karadeniz Bölgesi'nde Rekabetçiliğin Artırılması" için geliştirdiği proje ile kurumsal beceri ve yeteneklerini en üst seviyeye çıkartmayı ve daha verimli ve etkin çalışarak performansını artırmayı hedefliyor.

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen yaklaşık 8 Milyon Avroluk proje, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde gerçekleştiriliyor.

Daha Verimli ve Daha Etkin Bir Ajans

Proje ile Samsun, Çorum, Amasya ve Tokat'ı içine alan TR83 bölgesinde faaliyet gösteren OKA'ya Samsun Organize Sanayii Bölgesinde yeni bir hizmet binası kazandırılıyor. Bu sayede OKA hizmet verirken işletmelere fiziksel olarak da çok daha yakın olacak, böylece işletmeler OKA'nın hizmetlerinden çok daha kolay faydalanabilecek.

Ayrıca projenin teknik destek bileşeni kapsamında, Ajansın hizmetlerini daha verimli ve etkin kılmasını sağlayan kapasite geliştirmeye yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriliyor ve bilgi teknolojileri alt yapısı geliştiriliyor.

Bununla birlikte, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansının hazırlamış olduğu Yeşilırmak Havzası Kalkınma Planına tamamlayıcı olarak "İşletmelerin Rekabetçiliğinin Artırılması ve Uluslararasılaştırılması Operasyon Planı" oluşturuluyor. Yatırımın özendirilmesi amacıyla ulusal ve uluslararası toplantılar ve fuarlar düzenleniyor. Ayrıca, broşürler hazırlanıyor, internet sitesi oluşturuluyor, düzenlenecek yatırım fuarıyla ise yatırımcı arama faaliyetleri ve yatırımcı-üretici aracılıkları gerçekleştiriliyor.

Tüm bu aktivitelerin sonucunda bölgedeki iş potansiyelleri ortaya çıkarılarak yeni proje fikirlerine temel oluşturulacak. Böylece OKA, bölgesine çok daha iyi ve kaliteli hizmet vermeyi başaran, öncü Kalkınma Ajansı kimliğini daha da güçlendirecek.

TR83 Bölgesinde onlarca projeye imza atan, istihdam yaratan, KOBİ'lerin gelişimi için her türlü desteği veren OKA, bünyesinde çalışanların yetkinliklerinin artmasıyla bölgenin sürdürülebilir gelişmesine damga vurmaya devam edecek. Rekabetçilik ivme kazanırken, bölge kendi dışında ulusal ekonomiye de katkıda bulunarak hedeflenen ekonomik değerlere ulaşacak. 

DETAYLI BİLGİ: 
+90 362 431 24 00 
www.oka.org.tr


Fıstık İşleme Sektörü Ortak Sanayi Altyapısı Projesi

Türkiye'nin en modern, Dünya'nın da en önde gelen fıstık işleme tesisi Siirt'te kuruluyor. 

Dünyada fıstık üretiminde Türkiye, ABD ve İran'dan sonra üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye'nin bu sıralamada yer almasına katkı sunan önemli birkaç il arasında Siirt de var. Coğrafi konumu ve toprak yapısı itibarıyla pek çok avantaja sahip olan Siirt'te üretilen yaş fıstığın, Siirt Fıstık Üreticileri Birliği, Siirt Ziraat Odası ve Siirt İl Tarım Müdürlüğünce yapılan tahmini hesaplamalara göre 2026 yılında 40 bin ton civarında olması bekleniyor. Bu da Siirt fıstığının dünya üretimindeki payının en az yüzde beş olması anlamına geliyor!

Siirt'te fıstık rekoltesinin yüksek olmasına rağmen, fıstığı işlemek suretiyle katma değer yaratılarak ekonomiye kazandırılmasında sıkıntılar yaşanıyor. Siirt'ten toplanan fıstık, iki türlü işleme alınıyor. Kabuk soyma işlemi Siirt'teki atölyelerde veya ilçe ve köylerdeki devlip adı verilen tahıl değirmenlerinde, kavurma işlemi ise merkezdeki işleme tesislerinde yapılıyor. Küçük çiftçilerin büyük bir kısmı, yöresel küçük işleme tesislerinde ürünlerini işleyip, toptancı ve yerel perakendecilere satarken, bazı büyük toptancılar da ürünleri yaş olarak alıp, işlenmek üzere başta Gaziantep olmak üzere işleme ve pazar kapasitesi daha yüksek illere gönderiyor. Dolayısıyla Siirt, ürettiği fıstığın katma değerinden çok az yararlanıyor. En önemli sorunlardan biri de işleme ile ilgili bir standart olmaması. İşleme, tecrübeye dayalı olarak yapılıyor.

Bölgede işleme kapasitesinin düşük olması, ürün kalitesini düşüren ve maliyeti yüksek olan eski teknoloji ile çalışılması, katma değer yaratacak ürün çeşitlendirmesine gidilmemesi, fıstık işleme ile uğraşanların üretim ve pazarlama yönetimi açısından yetersizlikleri Siirt fıstığının işlenmesi ve pazarlanmasındaki temel sorunlar olarak karşımıza çıkıyor.

Fıstık denilince akla Siirt gelecek: Siirt fıstığı marka olmaya hazırlanıyor! 

Siirt İl ve İlçeleri Fıstık Üreticileri Birliği, yukarıda sayılan sorunları ortadan kaldırıp, Siirt fıstık işleme sektöründe sanayi alt yapısının geliştirilmesi için ortak entegre fıstık işleme tesisi kurulması fikrini Siirt Valiliğinin desteğiyle proje haline dönüştürdü. Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği ortaklığında desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesindeki Siirt Entegre İşleme Tesisi Projesi için yaklaşık 10 milyon avroluk bütçe ayrıldı.

Projede "fıstık" denilince akla Siirt'in gelmesini sağlayacak bir dizi çalışma planlanıyor. Bunun ilk adımı, Siirt fıstığının, kendine has özelliklerinin öne çıktığı bir markaya dönüştürülmesiyle atılacak. Pazarlama çalışmaları ve planları yapılacak. Yaratılacak yeni markayı tüm yerel fıstık üreticilerinin kullanması için çalışmalar yürütülecek.

Entegre İşleme Tesis kuruluyor

Siirt fıstık potansiyelinin ekonomiye aktarılması için proje kapsamında 6 bin 500 metrekarelik ortak işleme tesisi kuruluyor ve bölgedeki fıstık üreticisinin, işlemecisinin, toptan ve perakende satış yapanların doğrudan ya da dolaylı yoldan bu tesisten yararlanması hedefleniyor. Tesis sayesinde işleme kapasitesi ve teknolojisi, ürün çeşitlendirilmesi, kaliteyi yükselterek pazarlama imkanlarının çoğaltılması ve yerelde işlenmiş fıstık miktarının artırılması hedefleniyor. Tesis hem çiğ hem de kurutulmuş fıstığı işleme kapasitesine sahip olacak.

Fıstığın modern teknolojiye sahip makinalarda işlenmesi ve fıstıkta oluşabilecek aflatoksinin doğru işleme ve depolanma koşulları sağlanarak engellenmesi ile kalitesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Temizleme, kurutma, iç çıkarma, kavurma ve tuzlama gibi işlemlerden sonra fıstık fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik analizlerden geçirilerek iç ve dış pazarların beklentileri doğrultusunda farklı şekillerde paketlenebilecek.

Akredite ISO 9001 kalite yönetim sistemi, ISO 22000 gıda güvenliği yönetim sistemi, ISO 14001 çevre yönetim sistemi ve OHSAS 18001 iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi belgeleri ve kurumsal yönetim ilkeleri ile yönetilecek tesiste üretim hatlarının yanısıra depolama üniteleri, sosyal alanlar ve eğitim alanı da bulunacak. Üreticiler ve işletmeler tesisten iki farklı şekilde yararlanalabilecek: fıstık işleme sonrasında geri alabilecekleri gibi tek bir marka ve özel bir etiket ile işlenmiş fıstığın pazara doğrudan sunulmasını da tercih edebilecekler.

Hangi model tercih edilirse edilsin, tesis tamamen maliyetin karşılanması üzerine kurulacak, Siirt fıstığında bir standardizasyon oluşturulacak ve KOBİ'lerin tesisin kapasitesinden eşit olarak yararlanması sağlanacak.

Eğitimler

Tesis yönetici ve çalışanlarının kapasite ve becerileri çeşitli eğitimlerle geliştirilirken KOBİ'ler için de eğitim programı uygulanacak. Pazarlama, satış, üretim, depolama teknikleri ve kalite, gıda güvenliği, çevre, iş güvenliği, işletme, kurumlaşma, dış ticaret gibi konularda hazırlanacak olan eğitimler sayesinde tesisten yararlanan işletmelerin de kapasiteleri artırılmış olacak. Yereldeki işletmelere örnek olmak üzere gelişme potansiyeli olan beş üretici/işletme seçilerek iş planı geliştirilip planların uygulanması için destek sağlanacak. 

Bu proje ile Siirt fıstığı modern teknoloji ile işlenip, daha yüksek katma değerler yaratarak pazara sunulacak ve bölge ekonomisinde farklı bir yere kavuşacak.

DETAYLI BİLGİ:
+90 484 224 67 36
www.siirtfit.com


LOJİSTİK MERKEZ PROJELERİ

Samsun Lojistik Köy Projesi

Samsun'da Uluslararasi Lojistik Merkezi Kuruluyor

TRACECA, Viking Treni Projesi, Kavkaz Tren Feri Projesi gibi uluslararası projelere ev sahipliği yapan Karadeniz'in incisi Samsun, "lojistik sektörünün" vazgeçilemez kalelerinden biri. Bu sektör aynı zamanda hem kentin hem de bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli yer tutuyor.

Dört farklı ulaşım yapısını-denizyolu, havayolu, karayolu ve demiryolu- ve beş adet Organize Sanayi Bölgesini içinde barındıran Samsun, uluslararası öneminin yanı sıra Türkiye'nin kuzey-güney ve doğu-batı eksenlerindeki yük koridorunun da başlangıç noktası. Şehir Ortadoğu, Orta Asya ve Kafkas ülkelerinde yaşayan yaklaşık 400 milyon insan için de ithalat ve ihracat kapısı olma potansiyelini içinde barındırıyor.

660 Dönümlük Alan, 43.5 Milyon Avroluk Destek

Samsun'un bu altyapısı ve potansiyelini değerlendiren Samsun Büyükşehir Belediyesi, Tekkeköy Belediyesi, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, Samsun Ticaret Borsası, Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, Samsun Lojistik Köy Projesini geliştirdi.

43.5 Milyon Avroluk AB – Türkiye ortak mali desteği ile yola çıkan proje, Samsun'u uluslararası bir lojistik merkez yapmayı amaçlıyor. Tüm alternatif yolların kesiştiği Tekkeköy'de yapılandırılacak olan merkez, bölgede yer alan firmalara lojistik depo imkânı sağlayarak, işletmelerin rekabet gücünü de artıracak.

Rekabet Edebilirliğe Destek, 2 Bin Kişiye İstihdam

Başta girişimciler olmak üzere toptancılar, tüccarlar, esnaf ve KOBİ'ler Lojistik Merkezde kurulacak depolama tesisleri, yükleme boşaltma alanları, sosyal tesisler ve idari binalardan yararlanabilecek. Bu hizmet sayesinde bölgedeki KOBİ'ler katma değerlerini ve dağıtım sektöründeki teknolojilerini güçlendirerek rekabet edebilirliklerini artırıyor. Bu proje aynı zamanda 2 bine yakın kişiye iş olanağı sağlayarak bölge halkına da ekonomik anlamda destek veriyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında desteklenen Samsun Lojistik Köy Projesi merkezde yer alacak lojistik sektöründe kullanılan gerekli tüm ekipmanları da Merkezden yararlanmak isteyen şirketlerin ve KOBİ'lerin hizmetine sunuyor olacak.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 362 431 60 90 (1405-1305)
www.oka.org.trwww.samsun.bel.tr


TURİZM PROJELERİ

Potansiyeli yüksek bölgelerde turizm sektörünü canlandırarak bölgesel kalkınmadaki payını artırıyoruz.

Erzurum, Erzincan ve Kars Kış Turizmi Koridoru Projesi

Türkiye güneş, kum ve deniz üçlemesinden çıkıyor!
Kış turizmi ile Erzurum, Erzincan ve Kars'ta yeni bir koridor açılıyor.

Türkiye turizm sektöründen ciddi rakamlarda gelir sağlıyor. Ancak bu Türkiye'nin turizm sektöründen tam kapasiteyle yararlandığı anlamına da gelmiyor. 2015 Dünya Ekonomik Forumu'nun  Seyahat ve Turizm Rekabet endeksinde Türkiye 141 ülke arasında 44.sırada yer alıyor. Hiç şüphesiz ki tarihi, turistik, kültürel, doğal yapıları açısından Türkiye'nin çok daha önlerde yer alması hayal değil. Bunu başarabilmek için de turizmin 12 aya yayılmasını sağlamak gerekiyor. Bu da kış turizminin daha da geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve duyurulması demek. İşte bu noktada Rekabetçi Sektörler Programı devreye girerek, Turizm Bakanlığı tarafından geliştirilen "Türkiye Turizm Stratejisi 2023"e katkıda bulunuyor.

Erzurum, Erzincan ve Kars Kış Turizm Koridoru Projesi

"Türkiye Turizm Stratejisi 2023'' kapsamında turizm ürününde çeşitlilik sağlanması ve turizmin tüm yıla yayılması amacıyla, doğal ve kültürel değerlerin farklı turizm taleplerini karşılaması ve çeşitlendirilmesi öngörülüyor. Bunun için de turizm sektöründe "koridorlar" yaratma görüşü benimsendi.

Türkiye için yeni olan bu yaklaşım, turizm sektöründe giderek artan rekabete karşı bölgelerin turistlere tek bir aktivite yerine, belirlenen koridorlar içinde kalan eserler, tarih, mimari, doğal güzellikler, spor, yerel ürünler gibi çeşitli konulardan oluşan bir rota sunmasından geçiyor.

Yaklaşık 9 Milyon Avroluk Yatırım

Bu koridorlardan bir tanesi de Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği ortaklığında desteklenen "Erzurum, Erzincan ve Kars Kış Turizm Koridoru Projesi" ile hayat buluyor. Mali büyüklüğü 8 milyon 800 bin Avro olan proje, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı liderliğinde, Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde yürütülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının sahibi olduğu Proje ile yeni turizm girişimlerinin kurulması ve turizm alanında çalışan KOBİ'lerin rekabet edebilirliğinin artırılması amaçlanıyor.

Turizm Bilgilendirme Merkezleri Kuruluyor

Proje kapsamında her üç ilde "Turizm Bilgilendirme Merkezleri" kurulacak.  Bu merkezler gerek turist gerekse  tur operatörlerinin ve seyahat acentalarının bölgedeki turizm rotaları ve yapılabileceklere  ait bilgi almasını sağlayacaklar. Bunun yanı sıra merkezler, yatırımcı ve girişimcilere de kış turizmi kavramı ve olanakları hakkında danışmanlık ve halkla ilişkiler hizmetleri verebilecek şekilde yapılandırılacak. Böylece kış turizmine yatırım imkanları artırılırken, bölge de ilgi odağında tutulacak.

Erzurum, Erzincan ve Kars Kış Turizm Koridoru projesi, bölgesel turizm sektörüne odaklı, sağlam bir ağa sahip, kurumsal düzenlemeleri yapılmış, iyi organize olmuş bir alt yapının kurulmasını da öngörüyor. Proje ile her 3  merkezin öncelikli olarak fiziki altyapıları iyileştirilecek, üstyapı inşaatları hayata geçirilecek..

Valilikler, Belediyeler, Kalkınma Ajansları, alt yapı birlikleri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili meslek birliklerinin de destek verdikleri proje ile kış turizminin geliştirilmesi, pazarlama, tanıtım, markalaşma ve özendirme faaliyetlerinin gerçekleşmesi, turist sayısının arttırılması hedefleniyor. Bu sayede her 3 bölgede de iş imkanlarının yaratılması, rekabet edebilirliğin artırılması ve ekonomik kalkınmanın gelişmesi amaçlanıyor.

Projenin hedeflerinden bir diğerini de kış turizm eylem planının ihtiyaçlara göre hazırlanması, pazarlama ve tanıtım stratejisinin belirlenmesi, bölgeye olan ilginin ve yatırımların artırılması oluşturuyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 312 212 2199 
http://disiliskiler.kulturturizm.gov.tr 


Mardin Sürdürülebilir Turizm Projesi

Kültürel Zenginliğe Altyapı Desteği

Mardin, M.Ö 4500 yıllarına uzanan tarihi, ev sahipliği yaptığı birçok medeniyetin günümüze kadar korunan kültürel mirası ve bunlara bağlı yürüyen inanç turizmiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın ilgisini çeken bir kent. Şehrin altyapısı, yıllardır pek çok Avrupa Birliği kaynaklı proje ve ulusal yatırımlarla destekleniyor ve tanıtım konusunda ciddi çalışmalar yürütülüyor. Her geçen yıl Mardin'i ziyaret eden turist sayısı artsa da, bu sayı Mardin'e eşdeğer diğer kentlerin turizmden elde ettiği ekonomik katkıyla karşılaştırıldığında çok geride kalıyor.

Turizm Altyapısına 9.2 Milyon Avroluk Yatırım

Mardin Valiliği, turizmin kentin ekonomik ve sosyal gelişimini sağlayacak önemli sektörlerden biri olduğu düşüncesinden yola çıkarak bir proje geliştirdi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Avrupa Birliği eş finansmanıyla yürüttüğü Rekabetçi Sektörler Programının öncelikleri arasına giren Mardin Sürdürülebilir Turizm Projesi yaklaşık 9 milyon Avroluk mali yardımla destekleniyor. Turizm sektöründe rekabetçiliği ve bunun getireceği ekonomik avantajları artırmayı amaçlayan projeyle:

Turizmin gelişmesi için hazırlanan sürdürülebilirlik stratejisi ve eylem planı çerçevesinde gerçekleştirilecek uygulamalarla, Mardin'de turizm sektörünün rekabet gücü iyileştiriliyor.

Verimli bir yönetim modeli geliştiriliyor ve proje sonunda oluşturulacak eylem planı yerel paydaşlara devredilerek, belirlenen faaliyetlerin tamamlanması hedefleniyor.

Mardin sit alanı içerisinde bulunan Birinci Caddenin kuzey ve güney taraflarında yer alan dükkân cepheleri yenilenerek turizm altyapısı iyileştiriliyor.

Mardin Markalaşıyor, Turizm Hizmet Kalitesi Artıyor

Proje özellikle kültür ve inanç turizmi alanında önemli bir potansiyele sahip Mardin'de turizmin çeşitlendirilerek geliştirilmesine destek oluyor. Kente özel geliştirilen marka kimliği ve tanıtım için kullanılacak görsel ve sözel tasarımlar aracılığıyla Mardin'in dünya turizm sektöründe bir marka olarak konumlandırılması sağlanıyor.

Proje kapsamında kentteki turizm işletmelerine başta gıda üretimi ve hizmet kapasiteleri olmak üzere çeşitli konularda eğitimler veriliyor. Turizm sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'ler, restoran işletmeleri, otel tur operatörleri, tur rehberleri ve turizm enformasyon memurlarına yönelik bu eğitimler sayesinde hizmet kalitesi artırılıyor.

Mardin'in fiziksel turizm altyapısının iyileştirileceği proje kapsamda; sit alanı içinde yer alan tarihi 1. Cadde üzerinde bulunan binaların dış cepheleri yenileniyor ve cadde boyunca standart tabela, kepenk ve tente sistemleri uygulaması yapılıyor.

Mardin'in UNESCO Kültür Mirası Listesine Başvurusunun Önü Açılıyor

"Tüm insanlığın ortak mirası olarak Kabul edilen değerleri ortak bir geçmiş olarak benimsemek, tanıtmak ve gelecek nesillere bu mirası aktarmak" için oluşturulan UNESCO kültür mirası listesine girebilen kentler, gerek yerli gerekse yabancı turistlerin ve tur operatörlerinin ilgisini çekmekte ve sürdürebilir turizm için önemli bir araç haline gelmektedir.

Mardin Valiliği UNESCO Kültür Mirası Listesine başvurusunu gerçekleştirmek için çalışıyor. Sürdürülebilir Turizm Projesi de ildeki bu çalışmaların bir adımı olarak hayata geçiriliyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+ 90 482 213 52 66
www.mardin.gov.tr


Siirt'te Turizm Sektörünün Canlandırılması Projesi

Tillo: Batıdan Doğuya Uzanan Sufi Yolu!

13.Yüzyıldan bu yana medreseler kasabası olarak anılan Siirt'in Tillo ilçesi yeni yatırımlarla Türkiye turizminin içinde payını arttırmaya, haklı ününü daha çok kişiye anlatmaya hazırlanıyor. Binlerce evliyaya ev sahipliği yapmış, Doğu Anadolu'daki medrese kültürünün önemli merkezlerinden biri olan Tillo, Siirt'teki turizm sektörünün canlandırılmasında da öncü rol oynuyor.

220 yıl önce kurulan ışık sistemini yılda iki kez binlerce turist Tillo'da izliyor

Alçı sıvalı, taş oymalı evleri, türbeleri, müzeleri, dokumaları, bakır işçiliği, angora yününden kök boya kullanılarak üretilen battaniyeleri, kendine has yemekleriyle Siirt, turizme yatkın bir il. Sadece Tillo'yu yılda 12 bin civarında turist ziyaret ediyor. Özellikle 21 Mart ve 23 Eylül'de yani gece ve gündüzün eşit olduğu günlerde ilçe dünyanın her yerinden gelen turistlerin akınına uğruyor.

Işık sisteminin hikayesi:

Süryanice "Yüksel Ruhlar" anlamına gelen Tillo'da yaşayan İsmail Fakirullah Hazretleri 1734 yılında vefat edince, Marifetname eserini dünyaya kazandıran öğrencisi Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, "Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim?" diyerek astronomi ve mimari açıdan bir bilim harikasına imza atıyor. Hocasının defnedildiği türbenin yanı sıra 8 köşeli ve 10 metre yüksekliğinde bir kule yapan İbrahim Hakkı Hazretleri, türbenin doğusuna harçsız taşlarla bir duvar inşa ediyor. 

Gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks günlerinde (21 Mart ve 23 Eylül) Kaletül-Üstad'ın ardındaki Botan Vadisinden yükselen güneş, kale duvarlarından geçemediği için  beldeye ışık  ulaşmıyor. Güneş ışıkları sadece kale duvarında açılan küçük bir pencereden geçebiliyor. Kalenin küçük penceresinden geçen ilk güneş ışıkları, türbenin penceresinden içeri girerek, İsmail Fakirullah Hazretleri'nin sandukasının başucunu aydınlatıyor.

Turizm için yaklaşık 3 Milyon Avroluk yatırım yapılacak!

Rekabetçi Sektörler Programı bölgelerin öne çıkan sektörlerine yönelik projeleri destekleyerek rekabet gücünün artırılmasını amaçlıyor. Siirt'te de turizm potansiyeli değerlendirilerek bölgesel rekabetin geliştirilmesi destekleniyor. Siirt'te turizmin geliştirilmesi için bugüne kadar Belediye, Kaymakamlık ve çeşitli sivil toplum kuruluşları önemli çalışmalar gerçekleştirdiler.

Ancak bölgede turizmi kapasitesini geliştirmek için daha fazlasına ihtiyaç var.  İşte bu ihtiyacı karışılamak amacıyla,  Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde, 3 Milyon Avroluk bütçe ayrıldı. Siirt'te Turizm Sektörünün Canlandırılması Projesi Tillo Kaymakamlığı tarafından uygulanıyor. Bu proje sayesinde Siirt'in sosyo-ekonomik gelişmesine yeni bir ivme kazandırılması amaçlanıyor.

Neden Sufi Yolu?

Döneminde Tillo'yu ziyaret eden Sufiler, burada yaşayan evliyalara saygı için şehir merkezinde ayakkabılarını çıkarırlarmış. Sufi yolu Fakirullah ve İbrahim Hakkı Hazretlerinin türbelerinden başlayıp Kaletül-Üstad  tepesinde son bulmaktadır. Bu proje ile:

Tillo'yu ziyaret eden turistlerin kullanacağı tesisin yapımı ve döşenmesi;

Şehrin atmosferine ve çevre düzenlenmesine uygun ışıklandırmanın yapılması;

Bazı sokak ve meydanların restorasyonu, türbe ve mezarlıkların bulunduğu bölgeyi çevreleyen duvarların onarılarak düzenlenmesi;

Kaletül-Üstad'da bir park yeri yapılması;

Bilgi ve yönlendirme levhalarının ve işaretlerinin yerleştirilmesi;

Tanıtım faaliyetleri çerçevesinde ise Tillo'nun "Batıdan Doğuya Uzanan Sufi Yolu" teması kullanılarak bilinirliğinin artırılması, ekinoks günlerinde etkinliklerin düzenlenmesi ve çeşitli aktivitelerle desteklenmesi sağlanıyor.

Projenin önemli kazanımlarından biri de Sufi Yolunun yeni rotası olacak. Diğer yandan, Rekabetçi Sektörler Programının "Siirt'te Turizm Sektörünün Canlandırılması Projesi" ile Tillo'nun binlerce yıllık öyküsü, bütüncül bir yaklaşımla kentin önemli tarihi ve kültürel varlıklarına dikkat çekilerek yeniden yazılacak.

DETAYLI BİLGİ: 
www.tillo.gov.tr


Ardahan Kış Sporları ve Yayla Turizmi Projesi 

Rekabetçi Sektörler Programı ile Turizm Sektörüne Destek Sağlanıyor,  Ardahan Yalnızçam'da kış turizmi koridoru açılıyor.

Türkiye'nin en büyük gelir sağlayan sektörlerinden biri olan turizm sektöründe, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından geliştirilen "Türkiye Turizm Stratejisi 2023" ile kıyı turizminin yanı sıra ülkemizin alternatif turizm olanakları değerlendiriliyor. Alternatif turizm içinde yer alan sağlık ve termal turizmi, dağ ve doğa, yayla, kırsal, kültürel ve eko turizm gibi farklı turizm türleri açısından da eşsiz imkanlara sahip olan ülkemizin potansiyelini değerlendirmesi ve turizmden hak ettiği payı alabilmesi için Rekabetçi Sektörler Programı ile strateji doğrultusunda hazırlanan projeler hayata geçiriliyor.

Ardahan Yalnızçam Kış Sporları ve Yayla Turizmi Projesi

Kuzey Kafkas dağları eteklerinde, etrafı orman ve dağlarla çevrili Ardahan'ın ana gelir kaynağını tarım ve hayvancılık oluşturuyor. Ticaret hayatında ise küçük esnaf büyük rol oynuyor.

Ardahan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Turizm Stratejisinde Erzurum, Erzincan ve Kars ile beraber kış turizm koridorunun bir parçası olarak tanımlanmış ve 2010 yılında Ardahan Yalnızçam Kış Sporları Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir.

Ardahan'ın coğrafyası, doğası ve uzun süren kış mevsimi, kış turizmi için ideal şartları oluşturuyor ve önemli bir sosyo-ekonomik gelişme fırsatı sağlıyor.

Kayak sezonunun ülkedeki diğer kayak merkezlerine göre daha uzun olması, kar kalınlığı ve kalitesi ve kayak bölgesinin çok nadir bir özellik olan alp disiplini kayağa uygun olması Yalnızçam'ı birçok kayakçı için çekici bir merkez yapıyor.

Yalnızçam'a 6 milyon avroluk yatırım

Yalnızçam'da kış turizmi altyapısını geliştirmek üzere Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen "Ardahan Yalnızçam Kış Sporları ve Yayla Turizmi Projesi" hayata geçiriliyor.

Yeni bir kış koridoru oluşturacak 6 milyon avro bütçeye sahip proje, Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde Ardahan Valiliği tarafından yürütülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının sahibi olduğu proje ile mekanik altyapının (telesiyej) kurulması, merkezin tanıtımının yapılması, yerel KOBİ'lerin kış sporları turizm merkezi gelişimine entegre edilmesi amaçlanıyor.

Telesiyej Nedir?
Kayakçıları veya turistleri sürekli hareket halindeki bir kabloya asılı oturma yerlerinde taşıyan bir tür teleferik.

Tanıtım stratejisi doğrultusunda seyahat rehberi, web sitesi ve tanıtım broşürleri hazırlanıyor. 

Bu faaliyetlerin yanı sıra proje yürütücüsü olan Ardahan Valiliğine, Yalnızçam'a günübirlik turlar düzenlenmesi için Erzurum ve Kars'taki otellerle ve özellikle kış turizminde uzmanlaşmış tur operatörleri ile iş ilişkileri kurulmasında destek olunuyor. 

Yerelde turizm üzerine çalışan KOBİ'ler için iş imkanları tanımlanıyor, turizm KOBİ geliştirme stratejisi hazırlanıyor ve yerel KOBİ'ler için farkındalık artırıcı etkinlik ve eğitim düzenleniyor.

Ardahan Yalnızçam Kış Sporları ve Yayla Turizmi Projesi ile merkez sadece kışın değil yazın da turistler ve yatırımcılar için çekici bir merkez haline geliyor. Turizm ile ekonomik canlılık tüm yıla yayılırken Ardahan gelişiyor ve KOBİ'lerin sürece dahil edilmesiyle bölgede rekabet edebilirlik gücü artıyor.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 478 211 44 44 
www.ardahanozelidare.gov.tr


ŞANLIURFA

Şanlıurfa'da Tarih Yeniden Canlanıyor Projesi

Rekabetçi Sektörler Programı Sayesinde Şanlıurfa'da Tarih Yeniden Canlanıyor!

Balıklıgöl; Harran; günümüzden 12 bin yıl önce inşa edilmiş dünyanın ilk tapınağının bulunduğu Göbeklitepe... Sadece bunlar bile Doğu Anadolu'da Sümerlerden Hititlere, Perslerden Romaya varıncaya kadar onlarca uygarlığa ev sahipliği yapan Şanlıurfa ilinin tarihi zenginliklerini anlatmaya yeter.

Yukarı Mezopotamya'nın eski ve önemli şehirlerinden olan Şanlıurfa'yı her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor. Şanlıurfa'da kayıt altına alınan 1827 kültür varlığı mevcut. Bu sayı Şanlıurfa'nın dünya çapında bir kültür ve turizm merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu kanıtlıyor. Var olan bu potansiyele hayat vermek, için devreye Rekabetçi Sektörler Programı giriyor.

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen "Şanlıurfa'da Tarih Yeniden Canlanıyor Projesi" sayesinde, ildeki turizm sektörüne yaklaşık 10 milyon avroluk yatırım yapılıyor.

Hedef UNESCO Dünya Mirası asıl listesine girebilmek

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesindeki projeyle, kamu ve özel sektörün ortak çalışacakları sürdürülebilir turizm için yönetim modeli oluşturulması; bunun yanı sıra yerleşim yeri yönetim planının da geliştirilip uygulanması hedefleniyor. Böylece proje, halihazırda  UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde  olan Şanlıurfa yerleşimleri (2000 yılından bu yana) ile Göbeklitepe (2011 yılından bu yana) arkeolojik alanlarının  da asıl listeye girmesi için destek veriyor. Bu listeye girmek demek milyonlarca turistin söz konusu bölgeye akması ve bölgenin rekabet gücünün artarak kalkınması demek.  

Tam adı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu olan UNESCO, dünyanın her yerinde, insanlık için üstün evrensel değer taşıyan kültürel ve doğal mirasın tanımlanması, muhafaza edilmesi ve korunması amacı ile özel bir komite ile dünya mirası listesi oluşturuyor.

Proje sayesinde turizm sektöründeki hizmet kalitesini artırmak amacıyla, çeşitli eğitimlerle turizm sektöründeki insan kaynakları kapasitesi de geliştiriliyor. Alt yapıları kuvvetlendiriliyor. Şanlıurfa turistler için özel bir ziyaret bölgesi haline getiriliyor.

Şanlıurfa yenileniyor

Şanlıurfa'da Tarih Yeniden Canlanıyor Projesi ile kentin tarihi alanları, sokakları ve binalarında iyileştirmeler yapılıyor. Çevre düzenlemesiyle birlikte mevcut binalara işlevsellik kazandırılıyor. Göbeklitepe Ören Yeri'ni UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dahil etmek için koruma çalışmalarını da kapsayan proje ile arkeolojik kazı alanının üst örtüsü yapılıyor, alan yönetim planı geliştiriliyor.

ŞANLIURFA'yı bir destinasyon merkezine dönüştürecek proje ile şehri ziyaret edecek turist sayısında kayda değer bir artış planlanıyor. Projeyle, tüm turizm projeleri için bir platformun oluşturulması; turistler için yürüme rotalarının  oluşturulması; turistik merkezlere ve müzelere ulaşımı kolaylaştıracak imkânların sağlanması; markalaştırma ve pazarlama çalışmalarının yanı sıra yoğun tanıtım ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirilecektir. Uluslararası bir arkeoloji konferansının düzenlenmesi ve her yıl yapılacak bir festivalin ilk adımları bu proje ile atılacak. Şanlıurfa, herkesin rahatlıkla gezebileceği ve 12 ay boyunca ziyaret edebileceği bir cazibe merkezi haline gelecek.

DETAYLI BİLGİ: 
+90 412 237 12 16-17
www.karacadag.org.tr